Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.
✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 8 Soru Cevaplandı
Soru 1Tarih ve Zaman
Tarihçi Leopold von Ranke, 'Tarihçinin görevi geçmişi gerçekten olduğu gibi göstermektir.' demiştir. Bir araştırmacı, Fatih Sultan Mehmet Dönemi'ne ait bir olayı incelerken günümüzün ahlak ve hukuk kurallarını ölçüt alarak hükümdarın kararlarını 'çağ dışı' olarak nitelendirmiştir.
I. Olayların meydana geldiği dönemin zihniyet ve koşullarını dikkate alma kuralı göz ardı edilmiştir (Anakronizm).
II. Birinci elden kaynakların tahlil ve tenkit süreci eksik bırakılmıştır.
III. Tarih araştırmalarında nesnellik (objektiflik) ilkesi ihlal edilmiştir.
Buna göre, araştırmacının bu tutumu doğrultusunda yukarıdaki değerlendirmelerden **hangileri kesinlikle doğrudur**?
C
I ve III
B
Yalnız II
E
I, II ve III
D
II ve III
A
Yalnız I
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Geçmişteki bir olayı günümüzün değer yargılarıyla yargılamak 'anakronizm' (tarihsel yanılgı) hatasıdır ve bilimsellik/objektiflik ilkesini zedeler. Parçada kaynakların eksikliğiyle ilgili bir bulgu yoktur.
1. Günümüz ölçütleriyle geçmişi yargılamak anakronizmdir (I doğru).
2. Kendi dönemi yerine bugünün ahlakını koymak tarafsızlığı bozar (III doğru).
3. Metitte hangi kaynakların kullanıldığına dair tenkit aşaması bilgisi verilmemiştir (II ulaşılamaz).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Eksik Analiz]Sadece anakronizm kavramını düşünüp tarafsızlık ihlalini atlayabilir.
C Seçeneği:[Doğru Seçenek]Dönemin koşullarını gözetmeme ve tarafsızlık ihlalini doğru birleştirir.
B Seçeneği:[Metin Dışı Yorum]Kaynak tenkidi kavramını ezberden işaretleme eğilimi.
D Seçeneği:[Kavram Kargaşası]Kaynak tahlili ile objektifliği karıştırır.
E Seçeneği:[Tüm Öncülleri Doğru Sanma]Üçüncü öncülün yanına metinde olmayan kaynak tenkidini de katar.
Soru 2İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası
İlk Türk devletlerinde hükümdara devleti yönetme yetkisinin Gök Tengri tarafından verildiğine inanılan 'Kut' anlayışı hâkimdi. Kut'un hükümdarın soyundan gelen tüm erkek hanedan üyelerinin kanında var olduğu kabul edilirdi. Ayrıca devlet; doğu-batı veya sağ-sol şeklinde 'ikili teşkilat' ile idare edilirdi.
I. Taht kavgalarının sık yaşanması ve devletlerin kısa sürede parçalanması
II. Ülke sınırlarının genişlemesiyle birlikte merkezi yönetimin kolaylaştırılmak istenmesi
III. Mutlak monarşinin sınırlandırılarak meşruti bir halk iradesinin kurulması
Bu gelenek ve uygulamaların Türk devletlerinde yukarıdaki durumlardan hangilerine ortam hazırladığı **savunulamaz**?
D
II ve III
E
I, II ve III
C
I ve II
B
Yalnız III
A
Yalnız I
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Kut anlayışı hanedan üyeleri arasında taht kavgalarına (I) ve bölünmelere yol açarken; ikili teşkilat geniş bozkır coğrafyasını yönetmeyi kolaylaştırmayı (II) hedefler. Ancak eski Türklerde halk iradesine dayalı meşrutiyet veya cumhuriyet rejimi (III) kesinlikle söz konusu değildir.
1. Kut ve veraset belirsizliği taht kavgalarına yol açar (I savunulur).
2. İkili teşkilat idari kolaylık sağlar (II savunulur).
3. Eski Türklerde halk iradesiyle monarşi sınırlandırılması (meşrutiyet) yoktur; kurultay danışma niteliğindedir (III savunulamaz).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
D Seçeneği:[İkili Teşkilatı Yanlış Yorumlama]İkili teşkilatın idare kolaylığı amacını reddeder.
E Seçeneği:[Genel Yanılgı]Tüm öncülleri yanlış kabul eder.
C Seçeneği:[Doğru Olanları Seçme]Savunulabilen öncülleri işaretleme hatası.
B Seçeneği:[Doğru Yanıt]Eski Türklerde demokratik/meşruti halk egemenliği olmadığını bilir.
A Seçeneği:[Soru Kökünü Pozitif Okuma]I'in savunulabilir olduğunu düşünüp yalnız I'e gidebilir.
Soru 3Türklerin İslamiyeti Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri
Büyük Selçuklu Devleti'nde Vezir Nizamülmülk tarafından sistemleştirilen ikta sisteminde, devlete ait arazilerin vergi gelirleri hizmet karşılığı komutan ve memurlara bırakılmış; onlar da topladıkları bu gelirlerle hem kendi geçimlerini sağlamış hem de 'sipahi' (atlı asker) beslemişlerdir.
I. Hazineye yük olmadan savaşa hazır daimi ve güçlü bir ordu oluşturulması
II. Tarımsal üretimde sürekliliğin ve denetimin sağlanması
III. Taşrada asayiş ve güvenliğin yerel masrafsız kolluk kuvvetleriyle temin edilmesi
IV. Özel mülkiyetin teşvik edilerek geniş toprak sahipliği (feodalite) zümresinin yaratılması
Buna göre, ikta sisteminin Selçuklu Devleti'ne sağladığı faydalar arasında yukarıdakilerden hangileri **yer almaz**?
C
II ve III
B
I ve II
D
I, II ve III
E
III ve IV
A
Yalnız IV
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İkta topraklarının mülkiyeti devlete (miri arazi) aittir. İkta sahibi toprağı satamaz, devredemez veya miras bırakamaz. Dolayısıyla sistem feodalizmi engellemek amacıyla kurulmuştur, özel mülkiyeti ve derebeyliği teşvik etmez.
1. İkta ile atlı ordu devlet bütçesinden harcama yapılmadan beslenir (I yer alır).
2. Çiftçinin toprağı terk etmesi önlenerek üretimde süreklilik sağlanır (II yer alır).
3. Sipahiler bulundukları bölgelerde asayiş ve güvenliği sağlarlar (III yer alır).
4. Toprak mülkiyeti devlete ait olduğundan feodaliteye ve özel mülkiyete izin verilmez (IV yer almaz).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
B Seçeneği:[Soru Kökünü Eksik Okuma]Faydaları arayıp I ve II'yi işaretler.
C Seçeneği:[Kazanım Karışıklığı]Üretim ve güvenliği fayda dışı sayar.
D Seçeneği:[Tüm Faydaları İşaretleme]I, II ve III'ün fayda olduğunu tespit edip yanlışlıkla onları işaretler.
E Seçeneği:[Güvenliği Atlatma]Sipahilerin asayiş görevini unutur.
A Seçeneği:[Doğru Seçenek]Toprağın devlete ait olduğunu ve feodaliteye engel olduğunu bilir.
Soru 4Beylikten Devlete Osmanlı Siyaseti (1300-1453)
Osmanlı Devleti, Rumeli ve Balkanlar'da fethettiği topraklara Anadolu'dan getirdiği konargöçer Türkmen aileleri yerleştirmiş (iskân); aynı zamanda bölgedeki yerli halkın dinine, diline ve geleneklerine dokunmayarak vergi adaleti ve can-mal güvenliği sağlamıştır (istimalet).
Osmanlı Devleti'nin bu uygulamalarla ulaşmak istediği **temel amaç** aşağıdakilerden hangisidir?
B
Fethedilen bölgelerde hâkimiyeti kalıcı kılmak, asayişi sağlamak ve üretimi güvenceye almak
C
Anadolu'daki tüm Türkmen beyliklerine karşı Haçlılarla ittifak kurmak
D
Bizans İmparatorluğu'na doğrudan vergi ödeyerek sınırları koruma altına almak
E
Avrupa'da başlayan Rönesans hareketlerinin Osmanlı'ya girişini engellemek
A
Balkan uluslarını zorla İslamlaştırarak tek tip bir etnik yapı kurmak
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İskân ile bölgede kalıcılık sağlanıp üretim artırılmış, istimalet (hoşgörü) ile de yerli halkın devlete bağlılığı sağlanarak fetihler kalıcı hale getirilmiştir.
1. İskân politikasının gayesi fetihleri kalıcı kılmak, üretimi artırmak ve asayişi yerleştirmektir.
2. İstimalet politikası halkın devlete isyan etmesini önleyip huzur tesis eder.
3. Her iki politikanın bileşkesi Balkan hakimiyetinin kalıcılığını sağlar.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Tarihsel Gerçekliği Çarpıtma]Zorla asimilasyon yapıldığını varsayabilir.
D Seçeneği:[Kavram Yanılgısı]Bizans'a vergi ödendiğini düşünebilir.
E Seçeneği:[Dönem Uyuşmazlığı]Rönesans'ı kuruluş dönemiyle bağdaştırır.
C Seçeneği:[Mantıksız İttifak]Haçlılarla beyliklere karşı ittifak kurulduğunu sanabilir.
B Seçeneği:[Doğru Seçenek]Kalıcı egemenlik ve hoşgörü politikasının amacını doğru kavrar.
Soru 5Dünya Gücü Osmanlı Devleti (1453-1595)
Klasik Dönem Osmanlı Devleti'nde yönetici zümre görev alanlarına göre üç ana kola ayrılmıştır:
- **Seyfiye (Kılıç Ehli):** İdari ve askerî bürokrasi
- **İlmiye (İlim Ehli):** Hukuk, din, eğitim ve fetva
- **Kalemiye (Kalem Ehli):** Maliye ve dış yazışma
Aşağıdaki Divan-ı Hümayun üyelerinden hangisi **İlmiye** sınıfına mensup bir devlet adamıdır?
A
Veziriazam (Sadrazam)
C
Kazasker
B
Kaptan-ı Derya
D
Defterdar
E
Nişancı
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Kazasker (Kadıasker); şeri hukuk, yargı ve kadı-müderris atamalarından sorumlu olup İlmiye sınıfının Divan'daki en üst düzey temsilcisidir.
Veziriazam: Seyfiye (Askerî/İdari)
Kaptan-ı Derya: Seyfiye (Donanma Komutanı)
Kazasker: İlmiye (Hukuk, Eğitim, Adalet)
Defterdar: Kalemiye (Maliye)
Nişancı: Kalemiye (Tuğra, Tapu-Tahrir, Yazışma)
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
C Seçeneği:[Doğru Seçenek]Kazaskerin kadı ve müderris tayin eden ilmiye üyesi olduğunu bilir.
B Seçeneği:[Askeri Statü]Donanma komutanını ilmiye sanabilir.
E Seçeneği:[Hukuk-Yazı Karışıklığı]Nişancının kanunnameleri bilmesini ilmiye zannedebilir.
D Seçeneği:[Mali Bürokrasi Karışıklığı]Defterdarı ilmiye sanabilir.
A Seçeneği:[En Yüksek Makam Yanılgısı]Sadrazamın her alandan sorumlu olduğunu sanabilir.
Soru 6Millî Mücadele Hazırlık Dönemi
Amasya Genelgesi'nde yer alan;
- "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir."
- "İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir."
- "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
maddeleri Türk inkılap tarihinin dönüm noktası kabul edilir.
I. Millî Mücadele'nin gerekçesi açıkça ortaya konulmuştur.
II. Millî egemenliğe dayalı yeni bir devlet düzeninin ilk sinyali verilmiştir.
III. Manda ve himaye fikri ilk kez kesin olarak reddedilmiştir.
Yukarıda verilen Amasya Genelgesi kararları doğrultusunda bu yargılardan hangilerine **ulaşılamaz**?
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Soru kökü standartlara uygun olarak olumsuz hale getirilmiştir. Verilen maddelerden I. ve II. yargılara ulaşılabilirken, III. yargı (manda ve himayenin kesin reddi) Amasya Genelgesi'ne değil Erzurum ve Sivas Kongrelerine aittir. Bu nedenle ulaşılamayacak olan yalnız III'tür.
1. Vatanın tehlikede oluşu ve İstanbul'un acziyeti -> Gerekçe (I. yargıya ulaşılır).
2. Milletin azim ve kararı -> Millî egemenlik ve yöntem (II. yargıya ulaşılır).
3. Manda ve himayenin ilk kez reddi Erzurum Kongresi'ndedir, Amasya Genelgesi'nde bu yönde bir madde yoktur (III. yargıya ulaşılamaz).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Eksik İnceleme]Öncülleri yanlış yorumlama.
E Seçeneği:[Tüm Öncülleri Reddetme]Metin ile öncüller arasında bağ kuramaz.
D Seçeneği:[Eksik Bilgi]II. öncülün metinden çıkamayacağını sanır.
B Seçeneği:[Doğru Seçenek]Metinde manda ve himayeden bahsedilmediğini doğru tespit eder.
C Seçeneği:[Kronoloji Karıştırma]I ve II'ye ulaşılamayacağını düşünür.
Soru 7Atatürk İlkeleri ve Atatürkçü Düşünce Sistemi
Atatürk'ün laiklik ilkesi; devlet yönetiminde, hukukta ve eğitimde din ile devlet işlerinin ayrılmasını, vicdan özgürlüğünün güvenceye alınmasını ve tüm kurumların akıl ve bilimin rehberliğinde yapılandırılmasını esas alır.
I. Halifeliğin kaldırılması
II. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulü ve medreselerin kapatılması
III. Medeni Kanun'un kabul edilmesi
Yukarıdaki inkılap hareketlerinden hangileri doğrudan **laiklik** ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir?
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
A
Yalnız I
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: EÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Halifeliğin kaldırılması (siyasi laiklik), Tevhid-i Tedrisat Kanunu (eğitimde laiklik) ve Medeni Kanun'un kabulü (hukukta laiklik) doğrudan din ve devlet işlerinin ayrılması amacıyla yapılmıştır.
1. Halifelik: Devlet işlerinin din kurallarına göre yürütülmesi anlayışına son vererek siyasi alanda laikleşmenin en temel adımı olmuştur (I).
2. Tevhid-i Tedrisat: Eğitim ve öğretimde birliği sağlayarak laik ve milli eğitim sistemine geçişi sağlamıştır (II).
3. Medeni Kanun: Türk hukuk sistemini dini esaslardan arındırarak çağdaş ve laikleştirmiştir (III).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
B Seçeneği:[Eğitimi Tek Sayma]Sadece medrese kapatılmasını laiklikle ilişkilendirebilir.
C Seçeneği:[Medeni Kanunu Halkçılıkla Sınırlama]Medeni Kanun'u sadece kadın-erkek eşitliği bağlamında halkçılık olarak düşünebilir.
D Seçeneği:[Halifeliği Atlama]Halifeliğin kaldırılmasını sadece siyasi bir tedbir olarak görebilir.
E Seçeneği:[Doğru Seçenek]Her üç inkılabın da farklı alanlarda laikleşme sürecinin temel taşları olduğunu bilir.
A Seçeneği:[Sadece Siyaseti Görme]Laikliği yalnızca devlet yönetimi ile sınırlı düşünebilir.
Soru 8Paragrafta Anlam
Kelimeler bir dilin yalnızca iletişim araçları değil; o dili konuşan milletin hafızası, duygu iklimi ve felsefi bakış açısıdır. Bir dilden bir kelimeyi hoyratça söküp atmak, o milletin geçmişiyle olan canlı bağlarından bir damarı koparmak gibidir. Zengin bir söz dağarcığına sahip olmayan bir toplum, soyut düşünme yetisini ve incelikli kavrayışını zamanla kaybeder.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A
Yabancı dillerden geçen sözcüklerin korunması gerektiği
B
Dilin söz varlığının ve zenginliğinin, düşünce kapasitesi ve kültürel süreklilik için vazgeçilmez olduğu
C
Eski kelimelerin yerine yenilerinin türetilmesinin iletişimi kolaylaştırdığı
D
Günlük dilde kullanılan sözcük sayısının her geçen gün azaldığı
E
Soyut düşüncenin yalnızca felsefi metinlerle geliştirilebileceği
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Parçanın ana fikri, söz dağarcığının korunmasının kültürel hafıza ve soyut düşünme gücü için temel şart olduğudur.
1. Girişte dilin kültürel hafıza olduğu belirtiliyor.
2. Gelişmede kelime kayıplarının geçmişle bağı kopardığı söyleniyor.
3. Sonuçta zengin söz varlığının düşünceyi beslediği vurgulanıyor.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Konu Dışı Ayrıntı]Yabancı kelimelerden bahsedildiğini varsayar.
E Seçeneği:[Aşırı Genelleme]Yalnızca felsefi metinler ifadesi dardır.
D Seçeneği:[Yardımcı Fikir]Genel bir gözlem ama ana fikir değil.
B Seçeneği:[Doğru Yanıt]Tüm paragrafın ana iletisini kapsar.
C Seçeneği:[Karşıt Düşünce]Parçanın savunduğu fikrin tam tersi.
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır
📚
Önerilen ÖSYM Deneme Testleri
Kimya ve AYT sınav kategorisinde pratik yapabileceğiniz diğer denemeler ve kazanım testleri.