YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: Varlık Felsefesi & Sartre'ın Varlık Anlayışı (9 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

2027 müfredatına uygun, ÖSYM'nin kavramsal analiz ve akıl yürütme becerilerini ölçen, yeni nesil felsefe soruları.

📝 9 Soru ⏱️ 15 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 9 Soru Cevaplandı
Soru 1 Varlık Felsefesi
Bir taş parçası, doğa yasalarının determinizmi içinde, ne olduğunu bilmeden ve seçmeden öylece durur. Oysa insan, bir boşlukla karşılaşır; bu boşluk, onun gelecekteki 'ne olacağına' dair karar verme zorunluluğudur. İnsan, kendi geleceğini tasarlarken mevcut durumunu aşar, bir proje geliştirir ve bu projeyle kendi anlamını inşa eder. Taşın aksine insan, kendi varlığının sorumluluğunu sırtında taşır.

Buna göre Sartre'ın insanı 'kendinde varlık'tan ayıran ve onu özgün kılan temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

A
Dış dünyadaki nesnelerle zorunlu bir bağ kurması
E
Nesnelerin dünyasında edilgen bir konumda bulunması
D
Varlığını dış etkenlerle sınırlı tutması
B
Kendi geleceğine dair bir tasarımı gerçekleştirebilme gücü
C
Doğa yasalarına göre hareket etme zorunluluğu
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 Bilim Felsefesi
Bilimsel ilerleme, biriken doğruların üzerine yenilerini eklemek değil; mevcut teorilerin hatalarını ayıklayarak onları daha güçlü kılma sürecidir. Bir kuramın bilimsel sayılabilmesi için, onun yanlışlanabileceği durumların önceden belirlenmiş olması gerekir. Eğer bir kuram her türlü olaya uyarlanabiliyorsa ve hiçbir gözlemle çürütülemiyorsa, o kuram bilimsel değil dogmatiktir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Popper'ın bilim anlayışıyla bağdaşmaz?

E
Kuramların yanlışlanma ihtimali, onların bilimsel değerini artırır.
D
Bilimsel bilgi, bir kez kanıtlandığında mutlak doğruluğa ulaşır.
B
Hata yapmak, bilimsel bilginin gelişimi için bir fırsattır.
A
Bilimsel kuramlar geçici ve sınanabilir niteliktedir.
C
Bilim, dogmatik kabullerden uzak durmalıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 Bilim Felsefesi
Bir önermenin anlamlı olabilmesi için, onun gözlemlenebilir veya deneylenebilir bir olguya karşılık gelmesi gerekir. 'Tanrı vardır' veya 'Ruh ölümsüzdür' gibi ifadeler, deneyle doğrulanamadığı için mantıkçı pozitivistlere göre anlamsızdır. Felsefenin görevi, bu tür metafiziksel tartışmalarla uğraşmak değil, bilimsel dilin mantıksal analizini yapmaktır.

Bu görüşü savunan bir düşünürün, aşağıdaki sorulardan hangisini 'anlamsız' olarak nitelendirmesi beklenir?

A
Suyun kaynama noktası kaç derecedir?
B
Evrenin bir amacı var mıdır?
E
Hücre bölünmesi hangi evrelerden oluşur?
D
Fotosentez hangi dalga boyunda gerçekleşir?
C
Yerçekimi ivmesi g=9.8m/s2g = 9.8 m/s^2 midir?
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 Ahlak Felsefesi
Sürü psikolojisiyle oluşturulmuş, zayıfların güçlüleri dizginlemek için uydurduğu 'iyi' ve 'kötü' kavramları, insanın yaratıcı gücünü köreltir. Ahlak, gökten inmiş bir yasa değil, insanın kendi yaşamını onaylaması veya reddetmesiyle ilgili bir tercihtir. İnsan, üzerine giydirilen bu ahlak gömleğini yırtıp atmalı, kendi değer yargılarını bizzat kendisi oluşturmalıdır.

Nietzsche'nin bu ifadelerinden yola çıkılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

C
Toplumsal kurallar, bireyin gelişimi için zorunludur.
A
Evrensel ahlak yasaları, insanın özgürlüğünü korur.
E
Ahlakın kaynağı, tanrısal buyruklardır.
D
İyi ve kötü kavramları, nesnel gerçekliklerdir.
B
Ahlak, bireyin kendi yaşamını onaylamasıyla yeniden inşa edilmelidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 Varlık Felsefesi
Bir sanatçı, bir heykeli yapmadan önce zihninde onun ne olacağını tasarlar. Heykelin 'özü', yapımından önce hazırdır. Ancak insan, bu heykel gibi değildir. İnsan, dünyaya fırlatılmış bir varlıktır; o, önce var olur, sonra kendi eylemleriyle ne olduğunu, yani 'özünü' belirler. İnsanın doğuştan getirdiği bir 'insan doğası' yoktur.

Bu parçadan hareketle varoluşçuluk ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A
İnsan, toplumsal şartların belirlediği bir varlıktır.
E
İnsanın varoluşu, özünden sonra gelir.
D
İnsan, doğuştan gelen yeteneklerle donatılmıştır.
B
İnsanın özü, dünyaya gelmeden önce belirlenmiştir.
C
İnsan, kendi eylemleriyle kendini var eden bir öznedir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 Bilim Felsefesi
Rudolf Carnap'a göre, bir bilimsel önermenin anlamlı olması için doğrulanabilir olması gerekir. Doğrudan doğrulama, duyusal gözlemle (bakarak, dokunarak) mümkündür; örneğin 'Masa beyazdır' önermesi gibi. Dolaylı doğrulama ise, önermenin kendisi doğrudan gözlemlenemese bile, onun sonuçlarının deneyle test edilmesiyle mümkündür; örneğin 'Bu maddede elektronlar vardır' önermesi gibi.

Buna göre, 'Havadaki nem oranı %60'tır' önermesi, Carnap'ın doğrulama yöntemlerinden hangisiyle doğrulanabilir?

D
Doğrulanamaz, çünkü nem soyut bir kavramdır.
E
Dolaylı doğrulama, çünkü nemin varlığı mantıksal olarak kanıtlanamaz.
B
Dolaylı doğrulama, çünkü nemin miktarı bir ölçüm aracıyla (higrometre) test edilmelidir.
A
Doğrudan doğrulama, çünkü nem gözle görülebilir.
C
Doğrudan doğrulama, çünkü her türlü ölçüm doğrudan gözlemdir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 20. Yüzyıl Felsefesi
20. yüzyıl felsefesi, tek bir ana akımın veya tek bir doğrunun hakim olduğu bir dönem değil; aksine, dil felsefesinden varoluşçuluğa, fenomenolojiden mantıkçı pozitivizme kadar pek çok farklı pencerenin açıldığı, oldukça zengin ve çok sesli bir düşünce iklimidir. Bu dönemde felsefe, tek bir sistem kurma iddiasından ziyade, farklı disiplinlerle (bilim, dil, psikoloji) etkileşim içinde olan, parçalı bir yapı sergiler.

Bu parçada 20. yüzyıl felsefesinin hangi yönü vurgulanmaktadır?

C
Sadece bilimsel konulara odaklanması
B
Düşünsel çeşitlilik ve çok seslilik
D
Metafiziksel soruların tamamen reddedilmesi
E
Geçmiş felsefe sistemlerinin aynen devamı
A
Tek bir sistemin egemenliği
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 20. Yüzyıl Felsefesi
Rasyonalizm, evrenin akla uygun bir düzeni olduğunu ve insanın bu düzeni tam olarak kavrayabileceğini iddia eder. Ancak Camus, insanın anlam arayışı ile evrenin sessizliği arasındaki uçurumu görür. Ona göre, akıl bu uçurumu kapatmaya çalışsa da her seferinde yetersiz kalır. Evren, rasyonel bir açıklamanın ötesindedir ve bu durum, insanın temel trajedisidir.

Bu parçadan hareketle Camus'nün görüşleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

B
Akılcı açıklamaların evreni kavramada yetersiz olduğunu belirtir.
E
Rasyonalizmi, evreni açıklamanın en iyi yolu olarak görür.
D
İnsanın anlam arayışının boşuna olduğunu reddeder.
A
Evrenin anlaşılabilir olduğunu savunur.
C
Felsefenin tek amacının bilimsel bilgi olduğunu söyler.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 Bilim Felsefesi
Nusret Hızır'a göre, felsefe ve bilim, her ikisi de sistemli düşünce çabaları olsa da, birbirlerinin yerine geçemezler. Bilim, olguları açıklamak ve yasalar koymak için kendi özel dilini ve yöntemini kullanır. Felsefe ise, bilimin ve diğer insan etkinliklerinin kavramlarını, dillerini ve dayandıkları temelleri analiz eder. Felsefeyi sadece bir 'dil analizcisi' olarak görmek, onun zenginliğini daraltmaktır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Nusret Hızır'ın görüşlerine uygundur?

B
Bilim ve felsefe, aynı yöntemi paylaşmalıdır.
E
Felsefe, bilimsel yöntemleri kullanarak metafiziği bitirmelidir.
D
Bilim, felsefenin bir alt dalı olarak değerlendirilmelidir.
A
Felsefe, sadece bilimin dilini çözümlemelidir.
C
Felsefe ve bilim, farklı amaçlara ve yöntemlere sahip iki ayrı etkinliktir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır