YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi & Kilise Otoritesi ve Felsefe (12 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM standartlarında, 2027 müfredatına uygun, analitik düşünme becerilerini ölçen Felsefe Grubu deneme sınavı.

📝 12 Soru ⏱️ 20 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 12 Soru Cevaplandı
Soru 1 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
MS 2. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında, düşünce dünyası büyük oranda kutsal metinlerin yorumlanması ve dogmaların savunulması ekseninde şekillenmiştir. Bu dönemde filozoflar, akıl yürütme süreçlerini inanç ilkelerini temellendirmek için kullanmışlar, felsefi araştırmayı adeta teolojinin bir hizmetçisi konumuna indirgemişlerdir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, bu dönemde felsefenin içinde bulunduğu durumun bir sonucu olarak değerlendirilemez?

C
Doğa bilimlerinde gözleme dayalı yöntemsel devrimlerin yaşanması
B
Felsefi disiplinlerin teolojik çerçeveye hapsedilmesi
D
Dogmatik kabullerin sorgulanmaksızın doğru kabul edilmesi
E
Felsefenin, inanç esaslarını sistemleştiren bir araç haline gelmesi
A
Bireysel akıl yürütmenin otoritelerce sınırlandırılması
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 İslam Felsefesi
Gazali'ye göre, dış dünyanın verileri duyular aracılığıyla elde edilir ancak bu bilgiler yanıltıcı olabilir ve kesinlik taşımaz. İnsanın hakikate ulaşması, ancak fiziksel dünyanın ötesindeki mutlak gerçekliği kavrayabilecek olan ruhsal bir yetinin, yani batıni bir idrakin aktif hale gelmesiyle mümkündür. Bu yetinin uyanması, akıl yürütmenin ötesinde bir aydınlanma sürecidir.

Bu parçadan hareketle Gazali'nin bilgi anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A
Duyusal veriler, hakikate ulaşmada tek güvenilir kaynaktır.
E
İnsan, doğuştan gelen bilgilerle dünyaya gelir ve bu bilgiler yeterlidir.
D
Evrenin bilgisi, sadece fiziksel gözlemlerin matematikselleştirilmesiyle mümkündür.
B
Akıl, tek başına mutlak ve değişmez hakikati kavramaya yeterlidir.
C
Mutlak bilgiye, ancak akıl ve duyuların ötesindeki sezgisel bir kavrayışla ulaşılabilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 İslam Felsefesi
Farabi'ye göre erdemli bir karaktere sahip olmak, doğuştan gelen bir yetenekten ziyade, sürekli tekrarlanan eylemlerin bir ürünüdür. Bir müzisyenin enstrüman çalmayı pratik yaparak öğrenmesi gibi, birey de ahlaki değerleri içselleştirmek için onları eyleme dökmeli ve bu eylemleri bir yaşam biçimi haline getirmelidir. Ahlak, teorik bir bilgi yığını değil, hayata geçirilmesi gereken bir disiplindir.

Bu parçada Farabi'nin vurgulamak istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

C
Karakter, eylemlerin sürekliliği ve alışkanlıklar aracılığıyla inşa edilir.
B
Erdemli hayat, sadece teorik bilginin öğrenilmesiyle mümkündür.
D
İnsan, ahlaki seçimlerinde tamamen özgürdür ve çevreden etkilenmez.
E
Sanat ve ahlak, birbirine zıt alanlardır ve farklı yöntemlerle öğrenilir.
A
Ahlaki erdemler, insan doğasında hazır bulunan değişmez özelliklerdir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 İslam Felsefesi
........ ekolü kelamcılarına göre akıl, dini hükümlerin anlaşılmasında ve evrenin düzeninin kavranmasında temel ölçüttür. Bu görüşe göre, yaratıcı tarafından kurulan evren düzeni rasyoneldir ve insan aklı, bu düzeni anlayabilecek kapasiteye sahiptir. Dolayısıyla, vahiy ile akıl arasında bir çelişki olamaz; eğer görünürde bir çelişki varsa, bu akıl yoluyla çözümlenmelidir.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

D
İhvanı Safa
E
İşrakilik
C
Batınilik
B
Maturudi
A
Mutezile
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 İlk Çağ Felsefesi
Stoacılara göre dünya, insanın kontrol edemeyeceği olaylarla doludur. Toplumsal statü, zenginlik veya bedensel sağlık gibi dışsal koşullar, insanın içsel huzurunu belirlememelidir. Gerçek özgürlük, dış dünyanın dayatmalarına boyun eğmemek, tutkuların esiri olmamak ve evrensel akla (logos) uygun, erdemli bir yaşam sürmektir. Bu anlayışa göre, bir köle bile kendi zihninde kral kadar özgür olabilir.

Bu parçada anlatılmak istenen temel yargı aşağıdakilerden hangisidir?

C
İnsan, tutkularını kontrol edip akla uygun yaşadığında içsel özgürlüğe ulaşır.
B
Dış koşullar, insanın özgürlüğünü sınırlayan tek faktördür.
E
Özgürlük, ancak fiziksel engellerin ortadan kalktığı bir ortamda mümkündür.
D
Gerçek özgürlük, dünyevi tüm hazlardan tamamen vazgeçmektir.
A
Özgürlük, bireyin toplumsal statüsünü değiştirmesiyle elde edilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 Orta Çağ Felsefesi
Aquinalı Thomas, tümel kavramların (örneğin 'ağaç' kavramı) ne zihinden tamamen bağımsız bir dünyada (Platon) ne de sadece bir isimden (Roscelin) ibaret olduğunu savunur. Ona göre tümel, somut nesnelerin özünde, yani 'içinde' yer alır. Zihin, bu somut nesneleri gözlemleyerek tümel kavramlara ulaşır. Bu yaklaşım, Aristoteles'in 'tümel, tekillerin içindedir' görüşünün Hristiyan teolojisiyle sentezlenmiş halidir.

Buna göre Aquinalı Thomas'ın görüşleri aşağıdaki akımlardan hangisinin içinde yer alır?

B
Kavramcılık (Konseptüalizm)
C
Ilımlı Realizm
E
Faydacılık (Pragmatizm)
D
Empirizm (Deneycilik)
A
Nominalizm (Adcılık)
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 Orta Çağ Felsefesi
Hristiyan felsefesinde insan, bedensel ve ruhsal olmak üzere iki farklı tözden oluşur. Beden, dünyevi ve geçici olanı temsil ederken; ruh, tanrısal kökenli, değişmez ve ölümsüzdür. Ruhun bedenden önce var olması ve bedenin ölümünden sonra da varlığını sürdürmesi, ruhun bedenden ontolojik olarak bağımsız olduğunu gösterir. Bu ikilikçi (düalist) görüş, ruhun kurtuluşu için bedensel arzuların dizginlenmesi gerektiği inancını da beraberinde getirir.

Buna göre Hristiyan felsefesinin düalist olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A
Ruhun bedensel hazlara bağımlı olduğunu savunması
C
Ruhun ve bedenin farklı niteliklere (ölümlülük/ölümsüzlük) sahip olduğunu kabul etmesi
B
Bedenin ruhun bir yansıması olduğunu iddia etmesi
D
Ruhun bedenden sonra yaratıldığını ileri sürmesi
E
Düalizmin sadece bir inanç konusu olduğunu vurgulaması
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 Orta Çağ Felsefesi
Kozmolojik kanıtlamaya göre, evrende gözlemlediğimiz her olayın veya varlığın bir nedeni vardır. Nedenler zinciri sonsuza kadar gidemez; aksi takdirde evrenin başlangıcı açıklanamazdı. Bu nedenle, mantıksal bir zorunluluk olarak, nedenler zincirini başlatan, kendisi başka bir nedene ihtiyaç duymayan 'ilk neden' veya 'hareket ettirici' bir güç olmalıdır. Bu ilk neden, Tanrı olarak tanımlanır.

Buna göre kozmolojik Tanrı kanıtlamasını diğerlerinden ayıran fark aşağıdakilerden hangisidir?

A
Tanrı'yı sadece kavramsal analizlerle açıklaması
B
Evrendeki neden-sonuç ilişkisinden hareketle Tanrı'ya ulaşması
C
Tanrı'yı insanın ahlaki duygularıyla temellendirmesi
E
Evrenin varlığını şüpheyle karşılaması
D
Tanrı'nın varlığını bir inanç meselesi olarak kabul etmesi
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 İslam Felsefesi
İbn Sina, bir insanın duyularının tamamen devre dışı bırakıldığı, bedeninin hiçbir şeye temas etmediği ve boşlukta süzüldüğü bir durumda bile 'ben varım' bilincini koruyacağını savunur. Bu düşünce deneyi ile İbn Sina, benliğin veya ruhun, bedenden bağımsız bir şekilde kendi varlığının farkında olabileceğini, yani özbilincin bedensel duyumlardan türetilmediğini göstermeyi amaçlar.

Bu parçada İbn Sina'nın vurgulamak istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A
İnsan, varlığını sadece dış dünyadan aldığı verilerle kanıtlayabilir.
B
Zihin, bedensel duyumlar olmadan hiçbir bilgi üretemez.
C
İnsan, bedensel duyumların ötesinde, sezgisel bir özbilince sahiptir.
E
İnsan kendisini tam olarak bilemez, sadece tahminlerde bulunur.
D
Varlığın bilgisi, ancak deney ve gözlemle elde edilebilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 10 İslam Felsefesi
İslam felsefesinde aklın yanı sıra sezgiyi merkeze alan, bilginin kaynağını 'aydınlanma' (işrak) olarak gören bir ekoldür.

I. Mantıksal çıkarımlardan ziyade mistik tecrübeyi (keşf) esas alır.

II. Bilgiyi, güneşin ışığıyla eşyayı aydınlatmasına benzeten bir metaforla açıklar.

III. Şahabettin Sühreverdi, bu ekolün kurucusu ve en önemli temsilcisidir.

Yukarıda verilen açıklamalar aşağıdaki felsefi ekollerden hangisine aittir?

B
Batınilik
C
Dehriyye
D
Natüralistler
E
Meşşailik
A
İşrakilik
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 11 İslam Felsefesi
Meşşailik, İslam felsefesinde Aristotelesçi geleneği takip eden, mantık ve matematiği bilginin temeline koyan, inanç esaslarını akılla temellendirmeye çalışan rasyonalist bir ekoldür. Bu ekol, evrenin akılla anlaşılabilir bir düzeni olduğunu savunur ve aklı, hakikate ulaşmada en güvenilir rehber olarak kabul eder.

Buna göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi Meşşailik felsefesinin temel kabullerine uygun değildir?

C
Akıl, bireyin hakikati bulmasındaki en temel araçtır.
B
İnanç, akılla çelişmemeli ve rasyonel olarak temellendirilmelidir.
E
Akıl, inancı yanıltır ve inanç, akıldan tamamen bağımsız bir alandır.
D
Mantıksal düşünme, evrenin sırlarını çözmek için yeterlidir.
A
Evren, rasyonel yasalarla işleyen bir bütündür.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 12 Orta Çağ Felsefesi
Orta Çağ düşünürü Roscelin, tümel kavramların (örneğin 'insanlık', 'ağaçlık') gerçekte var olmadığını, bunların sadece zihinsel birer adlandırma (flatus vocis - ses dalgası) olduğunu savunur. Ona göre gerçek olan sadece tekil nesnelerdir. Bu görüş, o dönemde kilise dogmalarının dayandığı birçok kavramın (örneğin 'Teslis' kavramı) ontolojik temelini sarsma riski taşıdığı için büyük tepki çekmiştir.

Buna göre Roscelin aşağıda verilen problemlerden hangisine yönelik bir tartışma yapmıştır?

B
Tümeller sorunu
C
İrade özgürlüğü sorunu
D
Kötülük sorunu
E
Bilginin kaynağı sorunu
A
Ruhun ölümsüzlüğü sorunu
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır