Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.
✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 12 Soru Cevaplandı
Soru 1MÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Bir Stoacı bilge, dış dünyadaki fırtınaların gemiyi sarsmasına engel olamayacağını bilir, ancak kendi içsel huzurunu korumak için yelkenlerini nasıl ayarlayacağına karar verebilir. Ona göre dışsal koşullar bir 'kader' ağıdır ve bu ağa müdahale etmek beyhudedir. Ancak, bu ağın içinde insanın takınacağı tavır, onun erdemli olup olmadığını belirleyen yegane ölçüttür. Erdem, dışsal şartlara boyun eğmek değil, o şartlar içinde bile aklın rehberliğinden ayrılmamaktır.
Bu parçadan hareketle Stoacı felsefe ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
E
Kötülük, erdemli olmaktan uzaklaşan bir yaşam biçimidir.
D
İnsanın ahlaki seçimleri, kaderin sınırları içinde kalır.
B
Mutluluk, dışsal olayların kontrol altına alınmasıyla elde edilir.
C
Erdem, olaylar karşısında gösterilen tutumda gizlidir.
A
İnsan, evrensel işleyişin bir parçası olduğu için onu değiştiremez.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Stoacılıkta 'kontrol edilemeyen' dış olayları değiştirmeye çalışmak mutsuzluk kaynağıdır. Mutluluk, dış dünyayı değil, kişinin kendi iç dünyasını ve tepkilerini yönetmesiyle (yani erdemle) mümkündür.
B seçeneği, dışsal olayları kontrol etmeyi önerdiği için Stoacı anlayışla çelişir.
Diğer seçenekler metindeki 'kader ağı', 'tutum' ve 'erdem' vurgularıyla uyumludur.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Metinle uyumlu]Metinde geçtiği için doğru sanılabilir.
D Seçeneği:[Metinle uyumlu]Metinde geçtiği için doğru sanılabilir.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
C Seçeneği:[Metinle uyumlu]Metinde geçtiği için doğru sanılabilir.
A Seçeneği:[Metinle uyumlu]Metinde geçtiği için doğru sanılabilir.
Soru 2MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
MS 2. yüzyıldan itibaren kilise öğretilerini savunmak ve yaymak amacıyla başlayan süreç, zamanla kurumsallaşmış bir eğitim modeline dönüşmüştür. İlk aşamada, inancın savunulması ve felsefi temellendirilmesi ön plandayken; ikinci aşamada, bu öğretilerin sistematik bir şekilde eğitim kurumlarında aktarılması ve akılla çelişmediğinin kanıtlanması çabası öne çıkmıştır. Her iki dönemde de temel motivasyon, kutsal metinlerin hakikatini rasyonel bir çerçeveye oturtmaktır.
Buna göre patristik ve skolastik dönemlerin ortak özelliklerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
A
Doğa bilimlerini felsefenin merkezine yerleştirmeleri
E
Sadece mistik ve sezgisel yöntemleri kullanmaları
D
Antik Yunan felsefesini tamamen reddetmeleri
C
Deney ve gözlemi bilgi edinmenin tek yolu olarak görmeleri
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Her iki dönem de Hristiyan felsefesine aittir ve temel amaçları inancı (teolojiyi) akılla temellendirmek veya savunmaktır. Yani felsefe, dinin hizmetindedir (ancilla theologiae).
Patristik ve Skolastik dönemlerin Hristiyan felsefesinin iki aşaması olduğunu hatırla.
Ortak amaçlarının inancı savunmak ve rasyonel kılmak olduğunu belirle.
B seçeneği, felsefenin dine hizmet etme (ancilla) durumunu ifade eder.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
C Seçeneği:[Empirizm ile karıştırma]Bilgi edinme yöntemi arayışı.
D Seçeneği:[Yanlış bilgi]Din ve felsefe çatışması sanısı.
E Seçeneği:[Mistisizm ile karıştırma]Dini içerik.
A Seçeneği:[Modern dönemle karıştırma]Bilimsel ilerleme beklentisi.
Soru 3MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Hristiyan felsefesi, MS 2. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar Avrupa düşünce dünyasını şekillendirmiştir. Bu dönemde felsefe, inancın bir aracı haline gelmiş ve temel amacı kutsal öğretileri rasyonel bir zemine oturtmak olmuştur.
I. Teosantrik (Tanrı merkezli) bir dünya görüşü hakimdir.
II. Akıl, inancın sınırlarını belirleyen bir araç olarak kullanılmıştır.
III. Antik Yunan düşüncesi, Hristiyan dogmalarıyla yeniden yorumlanmıştır.
IV. Bilgi, tamamen bireysel deneyimlere dayandırılmıştır.
Yukarıda verilen yargılardan hangileri Hristiyan felsefesi için söylendiğinde doğru olur?
A
I ve II
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
B
I ve III
C
II ve IV
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: DÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Hristiyan felsefesi Tanrı merkezlidir (I). Akıl, inancı kanıtlamak için kullanılır (II). Platon ve Aristoteles'in fikirleri Hristiyanlıkla sentezlenmiştir (III). Bilgi, bireysel deneyimden ziyade kutsal metin ve otoriteye dayanır (IV yanlıştır).
I. öncül doğru, Orta Çağ Tanrı merkezlidir.
II. öncül doğru, 'inanmak için anlıyorum' veya 'anlamak için inanıyorum' bağlamında akıl kullanılır.
III. öncül doğru, özellikle Skolastik dönemde Aristoteles etkisi büyüktür.
IV. öncül yanlış, bilgi otoriteye ve vahye dayanır.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
C Seçeneği:[Yanlış öncül]IV. öncülü doğru sanma.
B Seçeneği:[Eksik bilgi]II. öncülü gözden kaçırma.
D Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
E Seçeneği:[Yanlış öncül]IV. öncülü doğru sanma.
A Seçeneği:[Eksik bilgi]III. öncülü gözden kaçırma.
Soru 4MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Ontolojik kanıt, Tanrı'nın varlığını dış dünyadaki gözlemlerden değil, bizzat 'Tanrı' kavramının kendi içeriğinden yola çıkarak temellendiren bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre, Tanrı kavramı, zihinde var olabilecek en yetkin, en mükemmel varlık olarak tanımlandığında, bu kavramın içinde 'var olma' zorunluluğu da içkin bir nitelik olarak bulunur. Eğer Tanrı, zihinde mükemmel olarak tanımlanıyorsa ve var olmamak bir eksiklikse, Tanrı'nın var olmaması mantıksal bir çelişki doğurur.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi ontolojik kanıtlamanın temel mantığına uygun bir ifadedir?
A
Evrendeki düzen, bir düzenleyicinin varlığını zorunlu kılar.
C
Her hareketin bir ilk hareket ettiricisi olmalıdır.
B
Mükemmel olanın zihindeki fikri, o varlığın gerçekliğini gerektirir.
E
Tanrı, ancak insan aklının sınırları içinde bilinebilir.
D
Doğadaki varlıklar, varlıklarını bir başka varlığa borçludur.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Ontolojik kanıt, 'mükemmel varlık' kavramının kendisinden yola çıkar. B seçeneği, 'mükemmel olanın zihindeki fikri' ile 'gerçekliği' (varlığı) arasında zorunlu bir bağ kurduğu için ontolojik kanıtın özüdür.
Ontolojik kanıtın 'kavramdan varlığa' geçiş olduğunu anla.
A, C ve D seçenekleri kozmolojik veya teleolojik kanıtlarla ilgilidir (nedensellik).
B seçeneği, kavramın (zihindeki mükemmel varlık) varlığı zorunlu kılmasına odaklanır.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
C Seçeneği:[Kozmolojik kanıt]İlk neden vurgusu.
E Seçeneği:[Agnostisizm/Kritik]Akıl sınırı.
D Seçeneği:[Kozmolojik kanıt]Bağımlılık vurgusu.
A Seçeneği:[Teleolojik kanıt]Düzen vurgusu.
Soru 5MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
- Tümeller, tekil nesnelerin ötesinde, kendi başına bir gerçekliğe sahip olan formlardır.
- Tümellerin varlığı, insan zihninden bağımsızdır; onlar Tanrı'nın zihninde birer ideal model olarak mevcuttur.
- Gerçek olan, tekil nesneler değil, bu nesnelerin paylaştığı tümel özlerdir.
Yukarıda verilen görüşler aşağıdaki felsefe akımlarından hangisine aittir?
A
Kavram Realizmi
E
Deneycilik
D
Faydacılık
B
Kavramcılık (Konseptüalizm)
C
Adcılık (Nominalizm)
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Tümellerin insan zihninden bağımsız, ayrı bir gerçeklik alanı olduğunu (Tanrı'nın zihninde) savunan görüş 'Kavram Realizmi'dir.
Tümellerin bağımsız varlığını savunan görüş Realizmdir.
Adcılık (Nominalizm) tümellerin sadece isim olduğunu savunur.
Kavramcılık (Konseptüalizm) tümellerin zihinde olduğunu savunur.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Alakasız]Seçenek eleme hatası.
D Seçeneği:[Alakasız]Seçenek eleme hatası.
C Seçeneği:[Adcılık]İsim vurgusu.
B Seçeneği:[Kavramcılık]Zihin vurgusu.
A Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
Soru 6İslam Felsefesi
İbn Sînâ'ya göre varlıklar, kendi başlarına var olma zorunluluğu taşıyanlar ve var olmak için başka bir nedene ihtiyaç duyanlar olarak ikiye ayrılır. Zorunlu varlık, varlığı kendinden olan, başlangıcı ve sonu olmayan mutlak gerçekliktir. Mümkün varlıklar ise varlıklarını bu zorunlu varlıktan alan, sürekli bir oluş ve yok oluş süreci içinde bulunan, kısacası varlığı 'olumsal' olan varlıklardır.
Buna göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi İbn Sînâ'nın görüşlerine uygun değildir?
D
Mümkün varlıklar, kendi kendilerini var etme gücüne sahiptir.
E
Evrenin varlığı, zorunlu varlığın bir sonucudur.
B
Mümkün varlıklar, varlıklarını zorunlu varlığa borçludur.
C
Zorunlu varlık, zamanın ve mekanın ötesindedir.
A
Tanrı, varlığı kendinden olan tek varlıktır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: DÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İbn Sînâ'ya göre mümkün varlıklar (insanlar, nesneler vb.) var olmak için zorunlu varlığa (Tanrı'ya) muhtaçtır. Kendi kendilerini var etmeleri mümkün değildir.
Metinde mümkün varlıkların 'başka bir nedene ihtiyaç duyduğu' belirtilmiştir.
D seçeneği 'kendi kendilerini var etme' dediği için metinle çelişir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Metinle uyumlu]Doğru olduğu için elenir.
D Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
C Seçeneği:[Metinle uyumlu]Doğru olduğu için elenir.
B Seçeneği:[Metinle uyumlu]Doğru olduğu için elenir.
A Seçeneği:[Metinle uyumlu]Doğru olduğu için elenir.
Soru 7İslam Felsefesi
İbn Rüşd'e göre evren, insan yaşamına uygun bir şekilde tasarlanmış ve her parçasında bir amaçlılık barındıran muazzam bir yapıdır. Bu yapının kendi kendine oluşması veya tesadüf eseri meydana gelmesi imkansızdır. Evrendeki bu düzen ve işleyiş, onu yoktan var eden ve her an denetiminde tutan bir yaratıcının varlığını zorunlu kılar. İbn Rüşd bu yaklaşımıyla, evrendeki tasarımın bir tasarımcıyı gerektirdiğini savunur.
Buna göre İbn Rüşd'ün parçada verilen Tanrı kanıtlaması aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?
D
Kötülük delili
E
Gaye delili (Teleolojik)
C
İnaye ve İhtira delili
B
Ontolojik kanıtlama
A
Hudûs delili
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İbn Rüşd'ün evrendeki düzen (İnaye - özen) ve yaratılış (İhtira - icat) üzerinden yaptığı kanıtlamalar İslam felsefesinde bu isimlerle anılır.
Metin evrendeki düzen ve amaçlılıktan bahsediyor.
İslam felsefesi literatüründe bu yaklaşım 'İnaye' (özen) ve 'İhtira' (yaratma) delilleri olarak bilinir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Hudûs]Kelimelerin benzerliği.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
B Seçeneği:[Ontolojik]Kavramsal kanıt sanısı.
E Seçeneği:[Teleolojik]Batı felsefesi terminolojisi.
D Seçeneği:[Kötülük]Alakasız.
Soru 8İslam Felsefesi
Bazı İslam düşünürlerine göre insan, eylemlerinde tamamen özgürdür ve kendi fiillerini yaratma gücüne sahiptir. İnsanın sorumlu olabilmesi için fiillerini kendi iradesiyle seçmesi zorunludur. Aksi takdirde, yani insanın fiilleri önceden belirlenmiş olsaydı, Tanrı'nın insanı cezalandırması veya ödüllendirmesi adalet ilkesiyle çelişirdi. Bu nedenle, insan eylemlerinin faili bizzat kendisidir.
Parçada verilen görüşler aşağıdaki İslam düşünce akımlarından hangisiyle ilişkilendirilebilir?
B
Cebriye
C
Eş'ariyye
D
Maturudi
E
Sudûr nazariyesi
A
Mu'tezile
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İnsanın eylemlerinde tamamen özgür olduğunu ve 'fiillerini yarattığını' savunan akım Mu'tezile'dir. Adalet ilkesi vurgusu da Mu'tezile'nin temelidir.
Metin 'insanın eylemlerinde özgür' olduğunu savunuyor.
Cebriye tam tersini savunur.
Mu'tezile 'insan fiillerinin yaratıcısıdır' görüşüyle bilinir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Sudûr]Alakasız.
D Seçeneği:[Maturudi]İslam düşüncesi sanısı.
C Seçeneği:[Eş'ariyye]İslam düşüncesi sanısı.
B Seçeneği:[Cebriye]Kader vurgusu sanısı.
A Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
Soru 9İslam Felsefesi
İbn Haldun'a göre devlet, insanın toplumsal doğasının bir sonucudur. İnsanlar, tek başlarına hayatta kalamayacakları için yardımlaşma ihtiyacı duyarlar ve bu durum toplumu, toplum da güvenliği sağlamak için devleti oluşturur. Devlet, tıpkı bir canlı gibi doğar, gelişir, olgunlaşır ve nihayetinde yaşlanıp yıkılır. Bu süreç kaçınılmazdır ve devletin ömrü, o devleti ayakta tutan toplumsal dayanışma ruhuna (asabiyet) bağlıdır.
Aşağıdakilerden hangisi İbn Haldun'un görüşlerine uygundur?
A
Devlet, yapay bir sözleşme ile kurulmuş bir kurumdur.
B
Devletin ömrü, yöneticilerin kişisel becerilerine bağlıdır.
C
Devlet, toplumsal ihtiyaçlardan doğan doğal bir yapıdır.
E
Devletin temel amacı, bireysel özgürlükleri kısıtlamaktır.
D
Devlet, sonsuza kadar yaşayacak şekilde tasarlanmalıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
İbn Haldun'a göre devlet, insanın yardımlaşma ihtiyacından (doğal gereklilik) doğar ve canlı bir organizma gibi döngüsel bir ömre sahiptir.
Metinde devletin 'toplumsal doğanın sonucu' olduğu belirtilmiştir.
C seçeneği bu 'doğal yapı' vurgusunu en iyi yansıtır.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Sözleşme teorisi]Modern siyaset felsefesi ile karıştırma.
D Seçeneği:[Sonsuzluk]Devletin gücü sanısı.
E Seçeneği:[Özgürlük kısıtlaması]Devletin baskıcı yönü sanısı.
B Seçeneği:[Yönetici vurgusu]Yönetici önemi.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
Soru 10İslam Felsefesi
Gazâlî'ye göre duyular, bizi dış dünyaya dair yanıltıcı bilgilerle baş başa bırakabilir. Akıl ise kendi başına çelişkilerden arınmış, mutlak kesinliğe ulaştıran bir araç değildir; çünkü akıl, ancak öncüllerin doğruluğu kadar doğru sonuçlar üretebilir. Mutlak ve kesin bilgiye ulaşmanın yolu, bu iki yetinin ötesinde, doğrudan kalbe doğan ilahi bir nur olan sezgidir. Sezgi, insanın kendi içsel deneyiminde gerçekleşen ve şüphe barındırmayan tek bilgi kaynağıdır.
Parçadan yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A
Gazâlî'ye göre duyular, kesin bilginin temelidir.
C
Kesin bilgiye ulaşmada en güvenilir yol sezgidir.
B
Akıl, her türlü bilgiyi mutlak kesinlikle doğrular.
E
Duyular ve akıl, insanı hiçbir zaman yanıltmaz.
D
Gazâlî, bilginin kaynağını sadece akılla sınırlar.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Gazâlî, duyuların ve aklın yetersizliğini vurgulayarak, mutlak kesinliğin ancak sezgi (kalp gözü) ile mümkün olduğunu savunur.
Metinde duyuların yanıltıcı olduğu belirtilmiş.
Akıl için 'mutlak kesinliğe ulaştıran bir araç değildir' denilmiş.
Sezginin 'şüphe barındırmayan tek bilgi kaynağı' olduğu vurgulanmış.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Yanlış bilgi]Yanlış okuma.
D Seçeneği:[Akıl vurgusu]Yanlış okuma.
B Seçeneği:[Akıl vurgusu]Yanlış okuma.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
A Seçeneği:[Duyu vurgusu]Yanlış okuma.
Soru 11MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Skolastik felsefe, otoriteye ve kutsal metinlere dayalı bir düşünce sistemidir. Bu sistemde amaç, yeni bilgiler üretmek değil, mevcut inançları akılla temellendirmektir. Dogmaların tartışılmazlığı, felsefenin ve bilimin özgürce gelişmesini engellemiş, düşünceyi kalıplar içine hapsetmiştir. Bu dönemde akıl, inancın bir savunucusu (ancilla) konumuna indirgenmiştir.
Buna göre skolastik felsefe ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
C
Otoriteye dayalı düşünce tarzı egemendir.
B
Bilimsel ilerleme yerine inancın savunulması esastır.
D
Akıl, inancın sınırlarını genişletmek için özgürce kullanılır.
E
Dogmatik bir yapı sergiler.
A
Felsefi araştırmalar dini öğretilerle sınırlıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: DÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Skolastik felsefede akıl özgür değildir; inancın sınırları içindedir ve onu savunmakla görevlidir.
D seçeneği 'özgürce kullanılır' dediği için metinle çelişir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
B Seçeneği:[Doğru bilgi]Metinle uyumlu.
C Seçeneği:[Doğru bilgi]Metinle uyumlu.
E Seçeneği:[Doğru bilgi]Metinle uyumlu.
D Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
A Seçeneği:[Doğru bilgi]Metinle uyumlu.
Soru 12MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Anselmus'a göre inanç, akıl yürütmenin başlangıç noktasıdır. İnsan, önce inanmalı ki sonra anlasın. Çünkü inanç, akla bir temel sunar ve akıl, bu temel üzerinde yükselerek hakikati kavrar. Anselmus için inanmak, karanlıkta bir ışık yakmaktır; o ışık olmadan, aklın evreni ve Tanrı'yı anlaması mümkün değildir. Bu nedenle felsefe, inancın sunduğu hakikatleri açıklığa kavuşturma çabasıdır.
Buna göre Anselmus'un 'anlamak için inanıyorum' sözünün açıklaması aşağıdakilerden hangisinde doğru bir biçimde verilmiştir?
C
Bilgi, inancın sunduğu temeller üzerinde inşa edilir.
B
İnanmak, aklın sınırlarını aşmaktır.
D
İnançsız bir akıl yürütme, daha derin hakikatlere ulaşabilir.
E
Akıl, inançtan daha üstün bir konumdadır.
A
Akıl, inancı kanıtlamak için tek başına yeterlidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Anselmus'a göre inanç temeldir (ışık), akıl ise bu temel üzerinde yükselen yapıdır. Bu yüzden bilgi (anlama), inançla başlar.
Metinde 'inanç, akıl yürütmenin başlangıç noktasıdır' deniliyor.
C seçeneği 'inancın sunduğu temeller üzerinde' ifadesiyle bu ilişkiyi tam karşılar.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Akıl üstünlüğü]Akıl önem sanısı.
D Seçeneği:[İnançsız akıl]Rasyonalizm sanısı.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Doğru mantık
B Seçeneği:[Sınır vurgusu]İnanç-akıl çatışması sanısı.
A Seçeneği:[Akıl vurgusu]Akıl önem sanısı.
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır
📚
Önerilen ÖSYM Deneme Testleri
Felsefe ve YKS sınav kategorisinde pratik yapabileceğiniz diğer denemeler ve kazanım testleri.
2027 YKS Felsefe dersi "Felsefi Akımlar ve Filozoflar" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.
2027 YKS Felsefe dersi "Varlık Felsefesi (Ontoloji)" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.