YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: MÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesi & Stoacılık (12 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM'nin 2027 müfredatına uygun, analitik düşünme ve kavramsal muhakeme becerilerini ölçen özgün felsefe deneme sınavı.

📝 12 Soru ⏱️ 20 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 12 Soru Cevaplandı
Soru 1 MÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Bir Stoacı bilge, dış dünyadaki fırtınaların gemiyi sarsmasına engel olamayacağını bilir, ancak kendi içsel huzurunu korumak için yelkenlerini nasıl ayarlayacağına karar verebilir. Ona göre dışsal koşullar bir 'kader' ağıdır ve bu ağa müdahale etmek beyhudedir. Ancak, bu ağın içinde insanın takınacağı tavır, onun erdemli olup olmadığını belirleyen yegane ölçüttür. Erdem, dışsal şartlara boyun eğmek değil, o şartlar içinde bile aklın rehberliğinden ayrılmamaktır.

Bu parçadan hareketle Stoacı felsefe ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

E
Kötülük, erdemli olmaktan uzaklaşan bir yaşam biçimidir.
D
İnsanın ahlaki seçimleri, kaderin sınırları içinde kalır.
B
Mutluluk, dışsal olayların kontrol altına alınmasıyla elde edilir.
C
Erdem, olaylar karşısında gösterilen tutumda gizlidir.
A
İnsan, evrensel işleyişin bir parçası olduğu için onu değiştiremez.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
MS 2. yüzyıldan itibaren kilise öğretilerini savunmak ve yaymak amacıyla başlayan süreç, zamanla kurumsallaşmış bir eğitim modeline dönüşmüştür. İlk aşamada, inancın savunulması ve felsefi temellendirilmesi ön plandayken; ikinci aşamada, bu öğretilerin sistematik bir şekilde eğitim kurumlarında aktarılması ve akılla çelişmediğinin kanıtlanması çabası öne çıkmıştır. Her iki dönemde de temel motivasyon, kutsal metinlerin hakikatini rasyonel bir çerçeveye oturtmaktır.

Buna göre patristik ve skolastik dönemlerin ortak özelliklerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

A
Doğa bilimlerini felsefenin merkezine yerleştirmeleri
E
Sadece mistik ve sezgisel yöntemleri kullanmaları
D
Antik Yunan felsefesini tamamen reddetmeleri
C
Deney ve gözlemi bilgi edinmenin tek yolu olarak görmeleri
B
Felsefeyi teolojinin (ilahiyatın) hizmetine sunmaları
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Hristiyan felsefesi, MS 2. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar Avrupa düşünce dünyasını şekillendirmiştir. Bu dönemde felsefe, inancın bir aracı haline gelmiş ve temel amacı kutsal öğretileri rasyonel bir zemine oturtmak olmuştur.

I. Teosantrik (Tanrı merkezli) bir dünya görüşü hakimdir.

II. Akıl, inancın sınırlarını belirleyen bir araç olarak kullanılmıştır.

III. Antik Yunan düşüncesi, Hristiyan dogmalarıyla yeniden yorumlanmıştır.

IV. Bilgi, tamamen bireysel deneyimlere dayandırılmıştır.

Yukarıda verilen yargılardan hangileri Hristiyan felsefesi için söylendiğinde doğru olur?

A
I ve II
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
B
I ve III
C
II ve IV
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Ontolojik kanıt, Tanrı'nın varlığını dış dünyadaki gözlemlerden değil, bizzat 'Tanrı' kavramının kendi içeriğinden yola çıkarak temellendiren bir yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre, Tanrı kavramı, zihinde var olabilecek en yetkin, en mükemmel varlık olarak tanımlandığında, bu kavramın içinde 'var olma' zorunluluğu da içkin bir nitelik olarak bulunur. Eğer Tanrı, zihinde mükemmel olarak tanımlanıyorsa ve var olmamak bir eksiklikse, Tanrı'nın var olmaması mantıksal bir çelişki doğurur.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi ontolojik kanıtlamanın temel mantığına uygun bir ifadedir?

A
Evrendeki düzen, bir düzenleyicinin varlığını zorunlu kılar.
C
Her hareketin bir ilk hareket ettiricisi olmalıdır.
B
Mükemmel olanın zihindeki fikri, o varlığın gerçekliğini gerektirir.
E
Tanrı, ancak insan aklının sınırları içinde bilinebilir.
D
Doğadaki varlıklar, varlıklarını bir başka varlığa borçludur.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
- Tümeller, tekil nesnelerin ötesinde, kendi başına bir gerçekliğe sahip olan formlardır. - Tümellerin varlığı, insan zihninden bağımsızdır; onlar Tanrı'nın zihninde birer ideal model olarak mevcuttur. - Gerçek olan, tekil nesneler değil, bu nesnelerin paylaştığı tümel özlerdir.

Yukarıda verilen görüşler aşağıdaki felsefe akımlarından hangisine aittir?

A
Kavram Realizmi
E
Deneycilik
D
Faydacılık
B
Kavramcılık (Konseptüalizm)
C
Adcılık (Nominalizm)
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 İslam Felsefesi
İbn Sînâ'ya göre varlıklar, kendi başlarına var olma zorunluluğu taşıyanlar ve var olmak için başka bir nedene ihtiyaç duyanlar olarak ikiye ayrılır. Zorunlu varlık, varlığı kendinden olan, başlangıcı ve sonu olmayan mutlak gerçekliktir. Mümkün varlıklar ise varlıklarını bu zorunlu varlıktan alan, sürekli bir oluş ve yok oluş süreci içinde bulunan, kısacası varlığı 'olumsal' olan varlıklardır.

Buna göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi İbn Sînâ'nın görüşlerine uygun değildir?

D
Mümkün varlıklar, kendi kendilerini var etme gücüne sahiptir.
E
Evrenin varlığı, zorunlu varlığın bir sonucudur.
B
Mümkün varlıklar, varlıklarını zorunlu varlığa borçludur.
C
Zorunlu varlık, zamanın ve mekanın ötesindedir.
A
Tanrı, varlığı kendinden olan tek varlıktır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 İslam Felsefesi
İbn Rüşd'e göre evren, insan yaşamına uygun bir şekilde tasarlanmış ve her parçasında bir amaçlılık barındıran muazzam bir yapıdır. Bu yapının kendi kendine oluşması veya tesadüf eseri meydana gelmesi imkansızdır. Evrendeki bu düzen ve işleyiş, onu yoktan var eden ve her an denetiminde tutan bir yaratıcının varlığını zorunlu kılar. İbn Rüşd bu yaklaşımıyla, evrendeki tasarımın bir tasarımcıyı gerektirdiğini savunur.

Buna göre İbn Rüşd'ün parçada verilen Tanrı kanıtlaması aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

D
Kötülük delili
E
Gaye delili (Teleolojik)
C
İnaye ve İhtira delili
B
Ontolojik kanıtlama
A
Hudûs delili
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 İslam Felsefesi
Bazı İslam düşünürlerine göre insan, eylemlerinde tamamen özgürdür ve kendi fiillerini yaratma gücüne sahiptir. İnsanın sorumlu olabilmesi için fiillerini kendi iradesiyle seçmesi zorunludur. Aksi takdirde, yani insanın fiilleri önceden belirlenmiş olsaydı, Tanrı'nın insanı cezalandırması veya ödüllendirmesi adalet ilkesiyle çelişirdi. Bu nedenle, insan eylemlerinin faili bizzat kendisidir.

Parçada verilen görüşler aşağıdaki İslam düşünce akımlarından hangisiyle ilişkilendirilebilir?

B
Cebriye
C
Eş'ariyye
D
Maturudi
E
Sudûr nazariyesi
A
Mu'tezile
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 İslam Felsefesi
İbn Haldun'a göre devlet, insanın toplumsal doğasının bir sonucudur. İnsanlar, tek başlarına hayatta kalamayacakları için yardımlaşma ihtiyacı duyarlar ve bu durum toplumu, toplum da güvenliği sağlamak için devleti oluşturur. Devlet, tıpkı bir canlı gibi doğar, gelişir, olgunlaşır ve nihayetinde yaşlanıp yıkılır. Bu süreç kaçınılmazdır ve devletin ömrü, o devleti ayakta tutan toplumsal dayanışma ruhuna (asabiyet) bağlıdır.

Aşağıdakilerden hangisi İbn Haldun'un görüşlerine uygundur?

A
Devlet, yapay bir sözleşme ile kurulmuş bir kurumdur.
B
Devletin ömrü, yöneticilerin kişisel becerilerine bağlıdır.
C
Devlet, toplumsal ihtiyaçlardan doğan doğal bir yapıdır.
E
Devletin temel amacı, bireysel özgürlükleri kısıtlamaktır.
D
Devlet, sonsuza kadar yaşayacak şekilde tasarlanmalıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 10 İslam Felsefesi
Gazâlî'ye göre duyular, bizi dış dünyaya dair yanıltıcı bilgilerle baş başa bırakabilir. Akıl ise kendi başına çelişkilerden arınmış, mutlak kesinliğe ulaştıran bir araç değildir; çünkü akıl, ancak öncüllerin doğruluğu kadar doğru sonuçlar üretebilir. Mutlak ve kesin bilgiye ulaşmanın yolu, bu iki yetinin ötesinde, doğrudan kalbe doğan ilahi bir nur olan sezgidir. Sezgi, insanın kendi içsel deneyiminde gerçekleşen ve şüphe barındırmayan tek bilgi kaynağıdır.

Parçadan yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

A
Gazâlî'ye göre duyular, kesin bilginin temelidir.
C
Kesin bilgiye ulaşmada en güvenilir yol sezgidir.
B
Akıl, her türlü bilgiyi mutlak kesinlikle doğrular.
E
Duyular ve akıl, insanı hiçbir zaman yanıltmaz.
D
Gazâlî, bilginin kaynağını sadece akılla sınırlar.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 11 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Skolastik felsefe, otoriteye ve kutsal metinlere dayalı bir düşünce sistemidir. Bu sistemde amaç, yeni bilgiler üretmek değil, mevcut inançları akılla temellendirmektir. Dogmaların tartışılmazlığı, felsefenin ve bilimin özgürce gelişmesini engellemiş, düşünceyi kalıplar içine hapsetmiştir. Bu dönemde akıl, inancın bir savunucusu (ancilla) konumuna indirgenmiştir.

Buna göre skolastik felsefe ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

C
Otoriteye dayalı düşünce tarzı egemendir.
B
Bilimsel ilerleme yerine inancın savunulması esastır.
D
Akıl, inancın sınırlarını genişletmek için özgürce kullanılır.
E
Dogmatik bir yapı sergiler.
A
Felsefi araştırmalar dini öğretilerle sınırlıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 12 MS 2. - 15. Yüzyıl Felsefesi
Anselmus'a göre inanç, akıl yürütmenin başlangıç noktasıdır. İnsan, önce inanmalı ki sonra anlasın. Çünkü inanç, akla bir temel sunar ve akıl, bu temel üzerinde yükselerek hakikati kavrar. Anselmus için inanmak, karanlıkta bir ışık yakmaktır; o ışık olmadan, aklın evreni ve Tanrı'yı anlaması mümkün değildir. Bu nedenle felsefe, inancın sunduğu hakikatleri açıklığa kavuşturma çabasıdır.

Buna göre Anselmus'un 'anlamak için inanıyorum' sözünün açıklaması aşağıdakilerden hangisinde doğru bir biçimde verilmiştir?

C
Bilgi, inancın sunduğu temeller üzerinde inşa edilir.
B
İnanmak, aklın sınırlarını aşmaktır.
D
İnançsız bir akıl yürütme, daha derin hakikatlere ulaşabilir.
E
Akıl, inançtan daha üstün bir konumdadır.
A
Akıl, inancı kanıtlamak için tek başına yeterlidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır