YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: Felsefe Tarihi & Rönesans ve Aydınlanma (10 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

2027 ÖSYM standartlarında, kavramsal derinliği yüksek, analitik düşünme becerisini ölçen 10 soruluk deneme paketi.

📝 10 Soru ⏱️ 15 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 10 Soru Cevaplandı
Soru 1 Felsefe Tarihi
Modern Batı felsefesi, köklerini antik çağda bulsa da, kendi özgün karakterini önceki dogmatik yapıların yıkılmasıyla kazanmıştır. İlk aşamada otoriteye karşı bir başkaldırı ve özgürleşme çabası görülür. Ancak bu yıkıcı aşamanın ardından, bir süre sessizlik veya durağanlık dönemi yaşanmış, bu dönemde yeni fikirler kendi iç tutarlılıklarını kazanmıştır. Nihayetinde bu birikim, akıl ve bilim merkezli, geleneksel bağlardan kopuşun hedeflendiği bir olgunluk evresine evrilmiştir.

Bu parçada anlatılmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

C
17. yüzyıl, felsefi açıdan verimsiz ve duraksama dönemidir.
A
Felsefi akımlar, her zaman kendinden önceki akımların tam zıddı olarak doğar.
E
Felsefi devrimler, geleneksel inançların tamamen yok edilmesiyle mümkündür.
D
Aydınlanma dönemi, sadece bilimsel gelişmelere odaklandığı için felsefi derinlikten yoksundur.
B
Toplumsal ve düşünsel değişimler, ani sıçramalarla değil, birikimli ve aşamalı bir süreçle gerçekleşir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 Bilgi Felsefesi
İnsan zihni, deneyimle elde ettiği verileri işleme konusunda oldukça yeteneklidir; ancak deneyim alanının ötesine geçmeye çalıştığında, yani 'kendinde olan' varlığın özünü kavramaya kalkıştığında, kendi sınırlarına çarpar. Zihin, aşkın olanı (Tanrı, evrenin bütünü, ruhun özü) anlamlandırmak için kavramlar üretse de, bu kavramlar nesnel bir bilgi değeri taşımaz. Çünkü bilgi, sadece duyusal verilerin zihinsel kategorilerle işlenmesiyle mümkündür. Bu nedenle, metafiziksel iddialar teorik bir bilgi değil, pratik bir inanç veya ahlaki bir gereklilik alanına aittir.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

B
Metafiziksel kavramlar, teorik bilgiden ziyade ahlaki bir işleve sahiptir.
D
Bilgi, duyum ve zihinsel kategorilerin birleşimiyle oluşur.
E
Aşkın olanın bilimsel bir yöntemle incelenmesi mümkün değildir.
A
İnsan zihni, deneyim verisi olmayan konularda kesin bilgiye ulaşamaz.
C
Zihin, kendi sınırlarını aşarak mutlak hakikati kavrayabilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 Varlık Felsefesi
Gerçeklik, durağan bir yapı değil, sürekli bir oluş halidir. Bir düşünce veya varlık, kendi içinde bir karşıtlık barındırır. Bu karşıtlık, statik bir çelişki değil, gelişimin motorudur. Düşünce, kendi zıddıyla karşılaşır ve bu çatışmadan daha yüksek, daha kapsayıcı bir senteze ulaşır. Felsefenin temel ödevi, bu evrensel gelişme yasasını, yani tez-antitez-sentez sürecini takip ederek varlığın akışını anlamlandırmaktır.

Buna göre Hegel için felsefenin temel görevi aşağıdakilerden hangisidir?

C
Karşıtlıkları yok ederek tamamen uyumlu bir toplum düzeni kurmak.
D
Yaşamın anlamını, bireysel deneyimler ve öznel duygular üzerinden sorgulamak.
E
Varlığı, deney ve gözlemle sınırlı kalarak parçalara ayırıp incelemek.
B
Doğa bilimlerinin verilerini kullanarak evrenin fiziksel yasalarını açıklamak.
A
Varlığın değişmez özünü, karşıtlıkları aşan bir diyalektik süreçle kavramak.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 Siyaset Felsefesi
Yönetim biçimleri, sadece iktidarın kimde olduğuyla değil, bu iktidarın hangi kurallar çerçevesinde kullanıldığıyla tanımlanır. Bazı yönetimlerde yönetici, halkın iradesini yansıtan yasalarla bağlıdır ve keyfi kararlar alamaz. Diğer bazı yönetimlerde ise iktidar, hiçbir kural tanımayan tek bir kişinin elindedir ve bu durum, toplumsal düzeni değil, korku ve baskıyı temel alır.

Verilen parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A
Despotik yönetimlerde, yöneticinin yetkilerini sınırlayan bir hukuk düzeni yoktur.
D
Tüm yönetim biçimlerinde halkın yönetime doğrudan katılımı esastır.
E
Yasalar, yönetim biçimlerinin niteliğini belirleyen temel unsurlardan biridir.
B
Yönetim biçimlerini ayıran temel ölçütlerden biri, iktidarın kullanım biçimidir.
C
Hukukla bağlı olan yönetimlerde, yönetici keyfi davranamaz.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 Bilim Felsefesi
Auguste Comte'un pozitivist felsefesi, bilginin ancak gözlemlenebilir ve doğrulanabilir olgularla sınırlı kalması gerektiğini savunur. Bu anlayışa göre, deney ve gözlem alanının dışına çıkan, kanıtlanamayan her türlü spekülatif soru, felsefenin ilgi alanından çıkarılmalıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Comte'un pozitivist felsefesine göre 'anlamsız' bir soru olarak kabul edilir?

B
Toplumsal olayların temelinde yatan ekonomik nedenler nelerdir?
E
Bitkilerin büyümesinde güneş ışığının rolü nedir?
D
Hastalıkların yayılmasında hijyenin etkisi nedir?
A
Su, hangi sıcaklıkta buharlaşır?
C
Evren, bir amaç doğrultusunda mı yaratılmıştır?
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 Ahlak Felsefesi
Bir eylemin ahlaki değeri, o eylemin sonucunda elde edilen faydaya veya kişinin o eylemi yaparken hissettiği duygusal tatmine bağlı değildir. Kant'a göre, bir eylemin ahlaki olabilmesi için, eylemin kendisinin 'ahlak yasasına' uygun olması ve kişinin bu yasaya duyduğu saygıdan dolayı o eylemi gerçekleştirmesi gerekir. Eğer bir kişi, sadece başkaları onu takdir etsin diye veya vicdanı rahatlasın diye yardım ediyorsa, bu eylem ahlaki açıdan 'değersizdir'.

Paragrafta anlatılan düşünceye göre, ahlaki eylemin temel belirleyicisi aşağıdakilerden hangisidir?

E
Eylemin, kişisel çıkarlarla çatışmaması.
D
Eylemin, kişinin duygusal tatminini sağlaması.
B
Eylemin sonucunda ortaya çıkan fayda.
A
Eylemin toplum tarafından onaylanması.
C
Eylemin, ahlak yasasına uygun olarak, ödev bilinciyle yapılması.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 Felsefe Tarihi
18. yüzyıl, genellikle 'aklın yüzyılı' olarak tanımlanır ve rasyonel düşüncenin her türlü dogmayı yıktığı bir dönem olarak görülür. Ancak bu dönem, sadece katı bir rasyonalizmden ibaret değildir. İnsanın doğasında aklın yanında duyguların, estetik beğenilerin ve sezgilerin de önemli bir yeri olduğu savunulmuş; hatta bazı düşünürler, aklın soğukluğuna karşı duyguların sıcaklığını ve sanatın iyileştirici gücünü ön plana çıkarmışlardır.

Verilen parçada vurgulanan temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

C
18. yüzyıl felsefesinde, akıl kadar duygu ve estetik de önemli bir yer tutar.
D
Duygular, akılcı düşüncenin gelişmesini engelleyen unsurlar olarak görülmüştür.
E
Aydınlanma, sadece bilimsel ilerlemeyi hedefleyen bir dönemdir.
B
Aydınlanma düşünürleri, aklı reddederek tamamen duygulara yönelmişlerdir.
A
Aydınlanma dönemi, tamamen duygulardan arınmış, katı bir akılcılık dönemidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 Bilgi Felsefesi
Bilgi, felsefenin her zaman temel konularından biri olmuştur; ancak John Locke'a gelene kadar, bilgi üzerine yapılan çalışmalar genellikle diğer felsefi konuların (varlık, tanrı vb.) içinde erimiş durumdaydı. Locke, 'İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme' adlı eseriyle, bilgiyi başlı başına, bağımsız bir felsefi disiplin haline getirmiş; zihnin nasıl işlediğini ve bilginin kaynağını sistematik olarak incelemiştir.

Paragraftan yola çıkarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

B
Locke öncesi düşünürler, bilgi konusunu bağımsız bir disiplin olarak incelememişlerdir.
D
Locke'tan önce bilgi üzerine hiçbir çalışma yapılmamıştır.
E
Locke, zihnin işleyişini inceleyen kapsamlı bir çalışma yapmıştır.
A
Bilgi konusu, felsefenin tarihsel süreçte ele aldığı konulardan biridir.
C
Locke, bilgi felsefesini sistematik bir disiplin haline getiren ilk düşünürlerden biridir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 Varlık Felsefesi
Mutlak akıl veya 'Tin', başlangıçta kendi içine kapalı, henüz kendini gerçekleştirmemiş bir potansiyeldir. Kendini tanıyabilmesi için, kendi dışına çıkması, yani 'kendisi olmayana' (doğaya) dönüşmesi gerekir. Bu süreçte Tin, doğada yabancılaşır. Ancak bu yabancılaşma geçicidir; Tin, insanlık tarihi boyunca süren diyalektik süreçlerle doğayı kendine mal eder, onu akılla bütünleştirir ve nihayetinde kendini tam olarak tanıyarak mutlak özgürlüğe ulaşır.

Parçada verilen görüşler aşağıdaki filozoflardan hangisine aittir?

C
Kant
A
Hegel
B
Descartes
D
Bentham
E
John Stuart Mill
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 10 Varlık Felsefesi
Evrende var olan her şey, maddenin hareketlerinden ibarettir. İnsan da bu mekanik sistemin bir parçası olan karmaşık bir makinedir. Zihinsel süreçler, duygular veya düşünce olarak adlandırdığımız her şey, aslında beynin fiziksel işleyişinin bir sonucudur. Madde dışında tinsel veya ruhsal bir cevher yoktur.

Parçadan yola çıkarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

C
Varlığın temelinde, maddeyi hareket ettiren ilahi bir güç vardır.
A
İnsan zihni, maddeden bağımsız, ölümsüz bir cevherdir.
B
Evrende maddeden başka hiçbir tinsel varlık yoktur.
D
Ruhsal olaylar, fiziksel süreçlerden tamamen bağımsızdır.
E
İnsan, özgür iradesi sayesinde maddeye hükmedebilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır