Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.
✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 8 Soru Cevaplandı
Soru 118. Yüzyıl Felsefesi
18. yüzyılda Avrupa'da bilgi üretimi, 'kabul edilmiş doğrular' silsilesinden 'doğrulanabilir hipotezler' evrenine geçiş yapmıştır. Daha önce bir bilginin geçerliliği, onu dile getiren otoritenin hiyerarşik konumuna bağlıyken, artık bilginin geçerliliği, gözlem ve akıl süzgecinden geçip geçemediğine endekslenmiştir. Bu durum, bilimsel ve felsefi alanda statik bir yapının yıkılıp, yerine sürekli kendini yenileyen dinamik bir sorgulama sürecinin gelmesini sağlamıştır.
Bu parçada sözü edilen dönüşümün temelinde yatan ve yeni kuramların ortaya çıkmasını sağlayan asıl etken aşağıdakilerden hangisidir?
A
Bilginin kaynağını geleneksel anlatılarda arama eğilimi
D
Toplumsal sınıfların bilgi üretimine katılımının zorunlu hale gelmesi
E
Dini kurumların bilimsel araştırmalara doğrudan finansal destek sağlaması
B
Otoriteye dayalı dogmatik kabullerin yerini eleştirel akıl yürütmeye bırakması
C
Bilimsel çalışmaların ekonomik çıkarlar doğrultusunda şekillenmesi
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap B seçeneğidir. Paragraf, otoriteye dayalı (skolastik) bilginin yerini, akıl ve gözleme dayalı (eleştirel) bilginin aldığını vurgulamaktadır.
Metni analiz et: Otorite/Gelenek vs. Akıl/Gözlem.
Seçenekleri ele: A, C, D, E seçenekleri metindeki ana fikre (eleştirel akıl) aykırıdır veya metinde geçmemektedir.
Doğruya ulaş: B seçeneği, metindeki 'statik yapının yıkılıp dinamik sorgulama sürecinin gelmesi' ifadesini en iyi karşılayan ifadedir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Zıt kavram]Geleneksel kelimesini gördüğü için
D Seçeneği:[Yanlış çıkarım]Toplumsal katılımın önemini varsayma.
E Seçeneği:[Tarihsel yanılgı]Kilise ve bilim ilişkisini yanlış anlama.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki temel değişimi doğru özetliyor.
C Seçeneği:[Alakasız bağlam]Güncel ekonomik kaygılarla karıştırma.
Soru 218. Yüzyıl Felsefesi
18. yüzyıl düşünürleri, sadece akademik metinler yazmakla kalmamış; roman, tiyatro ve hiciv gibi edebi türleri de felsefi görüşlerini yaymak ve mevcut düzeni sorgulamak için bir araç olarak kullanmışlardır. Voltaire'in eserlerinde görüldüğü gibi, kurgusal bir karakterin başından geçen talihsizlikler veya absürt durumlar, aslında dönemin feodal yapısının, dini dogmaların ve toplumsal adaletsizliklerin bir aynası haline getirilmiştir. Edebi eser bu bağlamda, sadece bir sanat ürünü değil, bir 'düşünce laboratuvarı' işlevi görmüştür.
Bu parçaya göre, 18. yüzyıl edebi eserlerinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
D
Felsefi metinlerin anlaşılmasını zorlaştıran teknik terimlere açıklık getirmek
E
Doğa ve insan ilişkisini sadece şiirsel bir dille betimlemek
B
Toplumsal ve siyasal yapıdaki aksaklıkları eleştirel bir süzgeçten geçirmek
A
Bireyin iç dünyasını ve estetik kaygılarını merkeze almak
C
Geçmişin destansı kahramanlıklarını yücelterek toplumsal birliği sağlamak
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap B seçeneğidir. Paragraf, edebiyatın 'düşünce laboratuvarı' olarak kullanıldığını ve mevcut düzenin (feodalizm, dogma) eleştirildiğini vurgular.
Metni analiz et: Edebiyat = Araç, Amaç = Eleştiri/Sorgulama.
Seçenekleri ele: A (estetik kaygı metinde yok), C (geçmişi yüceltme metinde yok), D (teknik terimler geçmiyor), E (sadece şiirsel dil metinde yok).
Doğruya ulaş: B seçeneği, 'toplumsal ve siyasal yapıdaki aksaklıkları eleştirme' ifadesi ile metindeki 'feodal yapı, dini dogmaların aynası' vurgusuyla örtüşmektedir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Sanat tanımı]Edebiyat denince akla estetik gelmesi.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki eleştirel vurguyu yakalaması.
D Seçeneği:[Yanlış işlev]Edebiyatı bir açıklama aracı sanma.
E Seçeneği:[Yüzeysel okuma]Edebiyatın sadece betimleme olduğunu düşünme.
C Seçeneği:[Tarihsel dönem karmaşası]Destan dönemini Aydınlanma ile karıştırma.
Soru 318. Yüzyıl Felsefesi
Rousseau'ya göre insan, doğanın elinden çıktığında 'iyi' ve 'saf'tır. Ancak toplumsal yapı, kurumlar ve özellikle yanlış kurgulanmış eğitim süreçleri, bu doğal iyiliği bozar. İnsan, kendi elleriyle yarattığı toplumsal kuralların esiri olurken, aslında kendi doğasına da yabancılaşır. Eğitim, çocuğu bu yabancılaşmadan korumalı, onun doğal potansiyelini bastırmak yerine, ona rehberlik ederek gelişmesini sağlamalıdır. Eğer eğitim, toplumsal beklentilerle çocuğun doğal ihtiyaçları arasında bir uzlaşı sağlayamazsa, ortaya çıkan sonuç bireyin içsel çatışması olacaktır.
Bu parçadan hareketle, Rousseau'nun eğitim felsefesine ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
D
Toplumsal beklentiler, her zaman bireyin doğal gelişimine katkı sağlar.
E
Çocuğun doğal potansiyeli, eğitim sürecinde merkeze alınmalıdır.
B
İnsan doğası gereği iyidir, ancak toplumsal süreçler bu iyiliği bozabilir.
A
Eğitimin temel amacı, bireyi toplumsal yozlaşmadan korumak olmalıdır.
C
Eğitim, birey ile toplum arasındaki çatışmayı çözebilecek tek araçtır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: DÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap D seçeneğidir. Paragraf, toplumsal beklentilerin bazen bireyin doğal ihtiyaçlarıyla uzlaşamadığını ve bunun içsel çatışmaya yol açtığını belirtir. Dolayısıyla toplumsal beklentiler her zaman katkı sağlamaz, aksine bozucu olabilir.
Metni analiz et: Doğa = İyi, Toplum = Bozucu olabilir.
Seçenekleri ele: A (Metinle uyumlu), B (Metinle uyumlu), C (Metinle uyumlu), E (Metinle uyumlu).
Doğruya ulaş: D seçeneği metindeki 'yanlış kurgulanmış eğitim' ve 'içsel çatışma' vurgusuyla çelişmektedir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
C Seçeneği:[Doğru çıkarım]Eğitimin rolünü doğru yorumlama.
B Seçeneği:[Doğru çıkarım]Metindeki 'insan doğuştan iyidir' cümlesi.
E Seçeneği:[Doğru çıkarım]Eğitim vurgusunu yakalama.
D Seçeneği:[Yanlış önerme]Doğru seçenek.
A Seçeneği:[Doğru çıkarım]Metindeki temel fikri yansıtıyor.
Soru 419. Yüzyıl Felsefesi
18. yüzyılın sonlarına doğru, Aydınlanma'nın 'her şey akılla açıklanabilir' iddiası, yerini daha duygusal ve öznel bir arayışa bırakmıştır. Aydınlanma'nın katı rasyonalizmine ve mekanik dünya görüşüne bir tepki olarak doğan Romantizm, insanın sadece düşünen bir varlık değil, aynı zamanda hisseden, coşan ve acı çeken bir varlık olduğunu savunmuştur. Bu akım, toplumsal hayatın karmaşıklığını ve bireyin iç dünyasındaki fırtınaları, sade ve samimi bir dille, mantıksal kalıplara sığdırmadan ifade etmeyi amaçlamıştır.
Bu parçadan hareketle, Romantizm akımının ortaya çıkış nedeni aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
C
Siyasi otoriteyi güçlendirerek toplumsal düzeni sağlamak
B
Aydınlanma'nın rasyonalist sınırlarını aşarak insanın duygusal doğasına dönmek
D
Felsefi metinlerin daha karmaşık ve teknik bir dille yazılmasını teşvik etmek
E
Geçmişin geleneklerine sıkı sıkıya bağlı kalarak değişimi reddetmek
A
Bilimsel gelişmelerin toplumda yarattığı heyecanı artırmak
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap B seçeneğidir. Paragraf, Romantizm'in Aydınlanma'nın katı rasyonalizmine bir tepki olduğunu ve duygulara, öznel olana odaklandığını belirtmektedir.
Metni analiz et: Aydınlanma (Akıl/Katı) vs. Romantizm (Duygu/Öznel).
Seçenekleri ele: A (Bilimsel heyecan metinde yok), C (Siyasi otorite metinde yok), D (Karmaşık dil metinde yok, aksine 'sade dil' deniyor), E (Değişimi reddetme metinde yok).
Doğruya ulaş: B seçeneği, metindeki 'Aydınlanma'nın katı rasyonalizmine tepki' ifadesini tam karşılamaktadır.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
E Seçeneği:[Gelenekçilik yanılgısı]Romantizmi muhafazakarlıkla karıştırma.
D Seçeneği:[Metinle çelişki]Romantizmi zor bir akım sanma.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki temel zıtlığı yakalaması.
A Seçeneği:[Alakasız pozitif]Bilim ve heyecan kelimelerini sevme.
C Seçeneği:[Siyasi yanılgı]İhtilal dönemlerini siyasi otoriteyle karıştırma.
Soru 518. Yüzyıl Felsefesi
Kant'a göre bir eylemin ahlaki değeri, o eylemin sonucunda elde edilen faydaya veya kişisel çıkara bağlı değildir. Bir eylemin ahlaki olabilmesi için, eylemin temelindeki niyetin 'ödev bilinci' ile şekillenmesi gerekir. Kant, 'koşulsuz buyruk' olarak adlandırdığı ilkesinde şunu öğütler: 'Öyle bir ilkeye göre hareket et ki, bu ilkenin aynı zamanda evrensel bir yasa olmasını isteyebilesin.' Bu, kişinin kendi çıkarlarını değil, herkes için geçerli olabilecek evrensel bir yasayı temel alması demektir.
Buna göre, Kant'ın ahlak anlayışında aşağıdakilerden hangisi bir eylemin ahlaki olması için gerekli şartlardan biri değildir?
A
Eylemin sonucunda kişisel bir fayda gözetilmemesi
B
Eylemin herkes için geçerli bir yasa haline gelebilecek nitelikte olması
D
Eylemin, toplumda kabul görme veya ödüllendirilme beklentisiyle yapılması
E
Eylemin, sonuçlarından bağımsız olarak niyetin doğruluğuna dayanması
C
Eylemin sadece ödev bilinciyle gerçekleştirilmesi
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: DÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap D seçeneğidir. Kant'a göre ahlaki eylem, ödül veya fayda beklentisiyle (koşullu) yapılamaz. D seçeneği, Kant'ın 'koşulsuz buyruk' ilkesiyle tamamen çelişir.
B Seçeneği:[Doğru önerme]Kant'ın evrensellik ilkesi.
E Seçeneği:[Doğru önerme]Kant'ın niyet etiği.
D Seçeneği:[Yanlış önerme]Doğru seçenek.
Soru 618. Yüzyıl Felsefesi
John Locke, zihni boş bir levha (tabula rasa) olarak görür ve bilginin tek kaynağının deneyim olduğunu savunur. Ona göre, duyularımızdan gelmeyen hiçbir bilgi zihnimizde var olamaz. Kant ise bu görüşü bir adım öteye taşır; deneyimin bilgimiz için gerekli olduğunu kabul eder ancak deneyimin tek başına yeterli olmadığını savunur. Kant'a göre, zihnimizde deneyimi düzenleyen ve anlamlandıran doğuştan gelen yapılar (kategoriler) vardır. Bu nedenle, insan aklı deneyimin ötesine geçip metafiziksel alanlara (ruh, tanrı, sonsuzluk gibi) dair kesin bilgi üretemez, çünkü bu alanlar deneyim sınırlarının dışındadır.
Buna göre, Locke ve Kant'ın bilginin sınırlarını çizmedeki temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
C
Deneyimin, bilginin oluşumunda hiçbir rolü olmadığını göstermek
D
Aklın, duyulardan bağımsız olarak evrenin sırlarını çözebileceğini savunmak
E
Dini öğretilerin bilimsel verilerle çeliştiğini ispatlamak
B
Bilgiyi, deneyimle temellendirerek dogmatik ve temelsiz iddialardan arındırmak
A
İnsan zihninin metafiziksel konuları bilme kapasitesini kanıtlamak
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap B seçeneğidir. Her iki düşünür de bilginin sınırlarını belirleyerek, deneyime dayanmayan (metafiziksel) spekülasyonların bilimsel/felsefi bilgi sayılamayacağını savunur.
Metni analiz et: Locke (Deneyim şart) + Kant (Deneyim şart ama zihin de işler) = Metafizik (Deneyimsiz) bilgiye mesafeli.
Seçenekleri ele: A (Tam tersi), C (Locke'a aykırı), D (İkisine de aykırı), E (Metinde din vurgusu yok).
Doğruya ulaş: B seçeneği, her ikisinin de deneyim vurgusunu ve sınır çizme amacını (dogmatizmden arınma) doğru ifade ediyor.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
C Seçeneği:[Locke'a aykırı]Kant'ın zihin yapısını yanlış anlama.
D Seçeneği:[Rasyonalizm karıştırması]Descartes ile karıştırma.
E Seçeneği:[Dışsal yorum]Felsefe-Din çatışmasını varsayma.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Sınır çizme amacını doğru tanımlama.
A Seçeneği:[Tersine çevirme]Metafizik kelimesini görme.
Soru 718. Yüzyıl Felsefesi
Berkeley, 'var olmak, algılanmaktır' (esse est percipi) ilkesiyle bilinir. Ona göre, zihnimizin dışında bağımsız bir maddi dünya olduğu iddiası temelsizdir. Biz bir masayı, ağacı veya herhangi bir nesneyi algıladığımızda, aslında zihnimizdeki ideleri (fikirleri) algılarız. Nesnelerin zihnimizden bağımsız bir varlığı olduğunu iddia etmek, doğrudan deneyimleyemediğimiz bir 'madde' kavramına inanmaktır. Oysa biz sadece algılarımıza, yani kendi zihnimizdeki görüntülere erişebiliriz.
Bu parçadan hareketle, Berkeley'in varlık anlayışına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
C
Nesnelerin varlığı, algılanmalarına veya bir zihin tarafından düşünülmelerine bağlıdır.
B
Varlık, algılayan bir zihin olmaksızın da varlığını sürdürür.
E
Varlık, madde ve formun birleşmesinden oluşan somut bir yapıdır.
D
İnsan zihni, dış dünyadaki nesneleri olduğu gibi, hiçbir aracı olmadan kavrar.
A
Maddenin, zihinden bağımsız ve nesnel bir gerçekliği vardır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap C seçeneğidir. Berkeley'in 'esse est percipi' (var olmak algılanmaktır) ilkesi, varlığın zihne bağımlı olduğunu savunur.
Metni analiz et: Varlık = Algı. Madde = Zihnin dışında değil.
Seçenekleri ele: A (Berkeley'in reddettiği görüş), B (Berkeley'in reddettiği görüş), D (Berkeley'e göre aracı 'ide'lerdir), E (Aristo'nun görüşü).
Doğruya ulaş: C seçeneği, 'varlık algıya bağlıdır' ilkesini doğrudan ifade etmektedir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
D Seçeneği:[Naif realizm]Algının doğrudan olduğunu sanma.
E Seçeneği:[Hylemorfizm (Aristo)]Felsefe terimlerini karıştırma.
B Seçeneği:[Realizm]Berkeley'in karşı çıktığı görüş.
A Seçeneği:[Materyalizm]Sağduyuya uygun olduğu için.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki ilkeyi doğru yorumlama.
Soru 818. Yüzyıl Felsefesi
David Hume'a göre insan zihninin içeriği ikiye ayrılır: İzlenimler ve İdeler. İzlenimler, dış dünyadan gelen duyusal verilerin (görme, işitme, hissetme) canlı ve anlık yansımalarıdır. İdeler ise, bu izlenimlerin zihinde kalan daha soluk, daha zayıf kopyalarıdır. Yani, zihnimizdeki her türlü düşünce veya kavram, aslında daha önce deneyimlediğimiz bir izlenimin türevidir. Eğer bir kavramın kökeninde bir izlenim bulamıyorsak, o kavramın gerçek bir bilgi değeri yoktur.
Bu parçadan hareketle, Hume'un bilgi anlayışına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
C
Zihindeki her düşünce, kökenini bir duyusal deneyime borçludur.
A
Bilginin kaynağı, duyulardan bağımsız olan saf akıldır.
B
İdeler, izlenimlerden daha canlı ve gerçeklik payı yüksek unsurlardır.
E
Dış dünya, zihinden bağımsız olarak olduğu gibi bilinebilir.
D
Sezgi, deneyimden daha kesin ve güvenilir bir bilgi kaynağıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Doğru cevap C seçeneğidir. Hume'a göre tüm ideler (düşünceler), izlenimlerin (deneyimlerin) yansımasıdır.
Seçenekleri ele: A (Hume empiristtir, rasyonalist değil), B (Tam tersi, izlenimler daha canlı), D (Sezgi metinde yok), E (Hume'un şüpheciliğiyle çelişir).
Doğruya ulaş: C seçeneği, 'her düşünce bir izlenimin türevidir' ifadesinin karşılığıdır.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Rasyonalizm]Bilgi kaynağını akıl sanma.
B Seçeneği:[Tersine çevirme]Canlılık vurgusunu karıştırma.
E Seçeneği:[Realizm]Dış dünyayı kesin bilme arzusu.
D Seçeneği:[Sezgicilik (Bergson)]Felsefe akımlarını karıştırma.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki temel ilişkiyi kurma.
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır
📚
Önerilen ÖSYM Deneme Testleri
Felsefe ve YKS sınav kategorisinde pratik yapabileceğiniz diğer denemeler ve kazanım testleri.
2027 YKS Felsefe dersi "Felsefi Akımlar ve Filozoflar" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.
2027 YKS Felsefe dersi "Varlık Felsefesi (Ontoloji)" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.