YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: 17. Yüzyıl Felsefesi & Kartezyen Felsefe (8 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM standartlarında, analitik düşünme becerilerini ölçen, 2027 müfredatına uygun felsefe deneme sınavı.

📝 8 Soru ⏱️ 12 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 8 Soru Cevaplandı
Soru 1 17. Yüzyıl Felsefesi
Modern felsefenin kurucusu sayılan düşünür, bilginin inşasında duyusal verilerin değişkenliğini reddederek, zihnin kendi içsel işleyişine odaklanır. Ona göre, fiziksel evrenin karmaşası ancak geometrik bir kesinlikle çözümlenebilir. Bilimsel bir önermenin değeri, onun gözlemle desteklenmesinden ziyade, mantıksal tutarlılığı ve matematiksel bir zorunluluğu barındırmasıyla ölçülür.

Bu parçadan hareketle, Kartezyen felsefenin bilgi anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

D
Metafiziksel alan, bilginin kapsamı dışında tutulmalıdır.
E
Duyusal algılar, kesin bilginin en güvenilir dayanağıdır.
B
Doğru bilgiye ulaşmada matematiksel yöntem temel bir modeldir.
A
Bilginin kaynağı olarak deneyim, akıl yürütmenin önüne geçer.
C
Nesnelerin özüne ulaşmak için sezgisel kavrayış yeterlidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 17. Yüzyıl Felsefesi
Spinoza'ya göre insan, kendi varlığını sürdürme ve güçlendirme çabası (conatus) içinde olan bir varlıktır. Erdem, bu çabanın akıl rehberliğinde yönetilmesidir. Tutkular (heyecanlar, kontrolsüz duygular), insanı dışsal nedenlerin etkisine açık hale getirerek edilginleştirir. Akıl ise insanı bu edilginlikten kurtarıp kendi eylemlerinin nedeni haline getirir. Özgürlük, zorunluluğun akılla kavranmasıdır.

Buna göre, Spinoza'nın düşüncelerinden yola çıkılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

C
Özgürlük, insanın doğa yasalarından tamamen bağımsız olmasıdır.
B
Tutkuların esiri olmak, insanın kendi varlığını koruma gücünü azaltır.
D
Akıl, insanı dışsal etkilerin pasif alıcısı olmaktan kurtarır.
E
İnsan, kendi doğasını geliştirme kapasitesine sahip bir varlıktır.
A
Erdemli insan, kendi eylemlerinin bilincinde olan insandır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 Skolastik ve Aydınlanma Felsefesi
Skolastik dönemde, evrenin işleyişi kutsal metinlerin ve otoritelerin sunduğu çerçeveyle açıklanır; akıl, bu inanç sistemini temellendirmek için bir araçtır. Aydınlanma döneminde ise, evrenin işleyişi, insan aklının kendi başına çözebileceği, deney ve gözlemle doğrulanabilir bir mekanizma olarak görülür. Artık hakikat, otoriteye başvurularak değil, bireysel aklın sorgulama süreciyle inşa edilir.

Bu parçaya göre, Aydınlanma dönemini Skolastik dönemden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

C
Evrenin, kutsal bir düzenin yansıması olarak kabul edilmesi.
E
Hakikatin, tarihsel süreç içerisinde değişmez olduğunun vurgulanması.
D
Felsefenin, teolojinin bir alt dalı olarak görülmeye devam etmesi.
B
Bilginin kaynağının, otorite yerine bireysel akıl ve deneyime dayanması.
A
Aklın, inanç sistemini desteklemek için kullanılması.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 15-17. Yüzyıl Felsefesi
Orta Çağ'da insan, ilahi bir planın parçası olarak tanımlanır ve dünyevi yaşamı, öteki dünyaya hazırlık süreci olarak görürdü. Rönesans ile birlikte bu bakış açısı değişmeye başlamıştır. İnsan artık evrenin merkezinde, kendi kaderini belirleyebilen, akıl ve irade sahibi bir özne olarak konumlandırılır. Doğaya ve dünyaya yönelik merak, ilahi bir zorunluluktan ziyade, insanın potansiyelini gerçekleştirme arzusuna dönüşmüştür.

Bu parçadan hareketle, Rönesans felsefesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

B
Dünyevi yaşam, tamamen reddedilmesi gereken geçici bir süreçtir.
E
Akıl, sadece inanç esaslarını açıklamak için kullanılmalıdır.
D
İnsanın kaderi, doğaüstü güçlerin müdahalesiyle şekillenir.
A
İnsanın değeri, ilahi bir plana bağlılığıyla ölçülür.
C
İnsan, kendi potansiyelini gerçekleştiren özerk bir varlıktır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 15-17. Yüzyıl Felsefesi
17. yüzyıl bilimsel devrimi, doğanın matematiksel bir dille yazılabileceğini ve deneylerle anlaşılabileceğini savunmuştur. Bu yeni anlayış, Orta Çağ'ın otoriteye dayalı bilgi sistemini bir kenara bırakarak, doğayı 'okunması gereken bir kitap' gibi ele almıştır. Artık bir olgunun doğruluğu, antik otoritelerin görüşlerine uygunluğuna değil, tekrarlanabilir gözlemlere ve hesaplanabilir sonuçlara dayandırılmaktadır.

Buna göre, modern bilimi Orta Çağ bilim anlayışından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A
Bilgiyi, geleneksel otoritelerin onayına dayandırması.
E
Gözlemi, teorik çıkarımların ikincil bir unsuru olarak görmesi.
D
Evrenin, insan aklının kavrayamayacağı bir gizem olduğunu savunması.
B
Doğayı, matematiksel ve deneysel yöntemlerle açıklaması.
C
Bilimsel araştırmalarda teolojik açıklamalara öncelik vermesi.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 17. Yüzyıl Felsefesi
Descartes, kesin bilgiye ulaşmak için her türlü bilgiyi süzgeçten geçiren metodik bir şüphe uygular. Duyular yanıltıcıdır, rüyalar gerçeği taklit eder, matematiksel çıkarımlar bile bazen hatalı olabilir. Ancak, şüphe etme eyleminin kendisi bir düşünme faaliyetidir. Şüphe eden bir 'ben'in varlığı, şüphe edilemeyecek tek gerçektir. Bu temel üzerinde, tüm diğer bilgilerin doğruluğu inşa edilir.

Bu parçadan hareketle, Descartes'ın felsefesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

B
Duyusal veriler, kesin bilginin temelini oluşturur.
E
Dış dünyanın varlığı, şüphe edilmeden kabul edilen bir gerçektir.
D
Matematiksel bilgiler, şüphe edilemeyecek tek bilgidir.
A
Şüphe, bilginin imkansızlığını kanıtlamak için kullanılan bir araçtır.
C
Düşünen özne, felsefi sistemin kesinlik kazandığı temeldir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 15-17. Yüzyıl Felsefesi
Francis Bacon, bilginin gücüne inanarak, zihni yanıltan önyargılardan (idoller) kurtulmayı savunur. Ona göre bilim, otoriteye dayanmak yerine, doğanın doğrudan gözlemlenmesi ve deneylerle test edilmesiyle ilerler. Zihin, boş bir levha gibi değil, ancak önyargılardan arındırıldığında hakikati yansıtabilir. Tümevarım yöntemi, tekil gözlemlerden genel yasalara ulaşmanın tek yoludur.

Buna göre, Bacon'ın düşünceleriyle örtüşmeyen yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A
Bilimsel bilgi, somut gözlemlerden genel yasalara ulaşmalıdır.
B
Zihnin, doğru bilgiye ulaşması için ön yargılardan arınması gerekir.
D
Bilimsel ilerleme, otoriteye dayalı geleneksel bilgilerin tekrarıyla sağlanır.
E
Deney ve gözlem, bilimsel yöntemin vazgeçilmez parçalarıdır.
C
Bilginin temel amacı, doğa üzerinde hakimiyet kurmaktır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 17. Yüzyıl Felsefesi
Descartes, felsefeyi kesin bir temel üzerine oturtmak ister. Ona göre, duyularımız bizi sürekli aldatır; uzaktaki bir nesne küçük görünürken yakındayken büyüktür. Bu nedenle, kesin bilgi duyulardan gelemez. Kesin ve değişmez bilgi, ancak zihnin kendi içsel yetisi olan akıl ile, matematiksel bir kesinlikte ve apaçık bir şekilde kavranabilir. Düşünme eylemi, bu kesinliğin başlangıç noktasıdır.

Bu parçadan hareketle, Descartes'ın bilgi anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

C
Zihin, dış dünyadan gelen verilerle şekillenir.
D
Bilginin kaynağı, akıl ve onun apaçık ilkeleridir.
E
Kesin bilgi, kişiden kişiye değişen göreceli bir kavramdır.
B
Doğru bilgiye ulaşmak için sezgisel bir kavrayış yeterlidir.
A
Bilginin kaynağı, deneyimlerin sentezidir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır