YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: 17. Yüzyıl Felsefesi & Doğa Anlayışı (8 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM 2027 formatına uygun, analitik düşünme ve kavramsal çıkarım odaklı felsefe deneme sınavı.

📝 8 Soru ⏱️ 15 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 8 Soru Cevaplandı
Soru 1 17. Yüzyıl Felsefesi
17. yüzyıl düşünürleri, evreni karmaşık bir saat mekanizması olarak görmüş, her hareketin bir önceki hareketin zorunlu bir sonucu olduğunu savunmuştur. Bu dönemde doğa, insan zihninin dışında, kendi kurallarıyla işleyen ve matematiksel kesinlikle çözümlenebilen bir nesne haline gelmiştir. Bu bakış açısı, doğa olaylarının gizemli güçlerle değil, gözlemlenebilir ve ölçülebilir yasalarla açıklanabileceği fikrini merkeze almıştır.

Bu parçadan hareketle, 17. yüzyıl doğa anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A
Doğa olaylarının açıklanmasında teolojik temellere başvurulmuştur.
B
Evren, insan iradesinden bağımsız, nedensellik zinciriyle işleyen bir yapıdır.
C
Bilgiye ulaşmada deneyim, matematiksel çıkarımın önüne geçmiştir.
D
Doğa, insanın müdahale edemeyeceği kadar karmaşık ve kaotiktir.
E
Felsefe, bilimsel yöntemlerden koparak tamamen metafiziksel bir alana yönelmiştir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 Varlık Felsefesi
Bir nehir yatağında akan suyun izleyeceği yol, arazinin eğimi ve yerçekimi yasaları tarafından belirlenmiştir. Suyun 'farklı bir yöne gitmeyi seçme' gibi bir iradesi yoktur. İnsan zihni de, tıpkı bu nehir gibi, geçmiş deneyimlerin, biyolojik yapının ve çevresel koşulların birikimiyle şekillenir. Kararlarımız, aslında bizim dışımızdaki bir dizi zorunlu nedenin sonucunda ortaya çıkan, kaçınılmaz çıktılardır.

Bu parçada savunulan görüş, aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilebilir?

A
İnsan, kendi kaderini belirleme gücüne sahip tek varlıktır.
B
Özgür irade, toplumsal kuralların bir ürünüdür.
C
İnsan eylemleri, biyolojik ve çevresel etkenlerin zorunlu bir sonucudur.
D
İnsan, doğa yasalarını aşarak eylemlerine yön verebilir.
E
Ahlaki sorumluluk, irade özgürlüğünün varlığını gerektirir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 Bilgi Felsefesi
Zihnimiz, üzerine hiçbir şey yazılmamış bir levha değildir; aksine, doğuştan getirdiğimiz bazı temel ilkeler ve mantıksal şablonlarla donatılmıştır. Duyularımız bizi yanıltabilir, gördüğümüz bir nesne uzaktan küçük, yakından büyük görünebilir. Ancak matematiksel doğrular veya 'bütün, parçadan büyüktür' gibi ilkeler, duyusal deneyimden bağımsız olarak zihnin kendi içsel ışığıyla kavranır. Bu nedenle, kesin bilgiye ulaşmanın yolu, duyuların bulanık dünyasından uzaklaşıp, aklın berrak alanına sığınmaktır.

Bu parçada savunulan görüş, bilgi felsefesindeki hangi akımla ilişkilendirilebilir?

A
Empirizm
B
Rasyonalizm
C
Pozitivizm
D
Pragmatizm
E
Fenomenoloji
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 Bilgi Felsefesi
Zihnimiz, pürüzsüz bir ayna gibi gerçekliği yansıtmak yerine, kendi yapısından, kültüründen ve dilinden kaynaklanan çarpıtmalarla dolu, engebeli bir yüzey gibidir. Gerçeği olduğu gibi görebilmek için, nesneleri incelemeye başlamadan önce zihnimizi bu yerleşik önyargılardan, alışkanlıklardan ve otoriteye körü körüne bağlılıktan temizlememiz gerekir. Aksi takdirde, elde ettiğimiz bilgi, doğanın kendisi değil, bizim zihnimizin ona giydirdiği bir kostümden ibaret kalacaktır.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A
Zihin, dış dünyayı olduğu gibi yansıtma yeteneğine sahiptir.
B
Doğru bilgiye ulaşmak için ön yargılardan arınmış bir zihin gereklidir.
C
Bilgi, otoriteye dayalı geleneklerin bir aktarımıdır.
D
İnsan zihni, dış dünyadan bağımsız olarak bilgiyi inşa eder.
E
Doğa bilgisi, sadece matematiksel yöntemlerle elde edilebilir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 Varlık Felsefesi
Deniz dalgaları, denizin kendisinden ayrı bir varlık değildir; onlar denizin hareket halindeki formlarıdır. Aynı şekilde, evrendeki her varlık, her nesne ve her olay, sonsuz ve tek olanın farklı tezahürleridir. Bu sonsuz varlık, evrenin bir yaratıcısı olarak dışarıda durmaz, evrenin bizzat kendisidir, onun özüdür. Bu nedenle, evrendeki her şey, bu sonsuz özün zorunlu bir sonucu olarak var olur.

Buna göre, Spinoza'nın bu görüşleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Tanrı ve evren aynı gerçekliğin iki farklı yönüdür.
B
Evrende rastlantısal bir olay yoktur, her şey zorunludur.
C
Tanrı, evreni yarattıktan sonra ona müdahale etmez.
D
Varlıkların bilgisi, aslında Tanrı'nın özünün bilgisidir.
E
Evren, Tanrı'nın kendi özünden türettiği bir bütündür.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 Bilgi Felsefesi
Bir binanın sağlam olması için temelinin sarsılmaz olması gerekir. Bilgi binası da öyledir. Eğer temelde tek bir şüphe kırıntısı bile varsa, üzerine inşa edilen her şey yıkılmaya mahkumdur. Bu yüzden, daha önce doğru kabul ettiğim her şeyi bir süreliğine askıya alıyor, duyularımın beni aldattığı ihtimalini bile göz önünde bulundurarak radikal bir şüpheye başvuruyorum. Ancak, her şeyden şüphe etsem bile, şüphe ettiğim gerçeğinden şüphe edemem. Şüphe etmek bir düşünme eylemidir ve düşünen bir varlığın olması zorunludur.

Buna göre Descartes felsefesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A
Şüphe, amaç değil, kesin bilgiye ulaşmak için bir araçtır.
B
Duyusal veriler, kesin bilginin temelini oluşturmaz.
C
İnsanın varlığı, düşünme eylemiyle kanıtlanabilir.
D
Dış dünya, zihinden bağımsız ve kesin olarak bilinebilir.
E
Kesin bilgiye, tüm kabullerin sorgulanmasıyla ulaşılır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 Rönesans Felsefesi
Eski metinlerin otoritesine yaslanarak evreni anlamaya çalışmak yerine, gökyüzüne bakıp yıldızların hareketlerini bizzat gözlemlemek ve bu verileri matematiksel denklemlerle ifade etmek, yeni bir dönemin habercisiydi. İnsan, artık evrenin merkezinde edilgen bir gözlemci değil, doğanın yasalarını keşfeden aktif bir araştırmacıdır. Bu dönemde fizik ve astronomi, teolojik açıklamaların ağırlığından kurtularak, kendi bağımsız yöntemlerini oluşturmaya başlamıştır.

Bu parçadan yola çıkarak Rönesans dönemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A
Bilimsel çalışmalar, dini otoritelerin denetiminde yürütülmüştür.
B
Doğa bilgisi, otoriteye dayalı geleneklerin yeniden yorumlanmasıdır.
C
Gözlem ve matematiksel yöntem, bilginin temel dayanağı haline gelmiştir.
D
İnsan, evrenin merkezinde olduğu için doğayı kontrol etme yetisine sahiptir.
E
Bilim, felsefeden tamamen ayrılarak bağımsız bir disiplin olmuştur.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 Siyaset Felsefesi
İnsanların kendi başlarına kaldıkları bir ortamda, herkesin her şey üzerinde hakkı olduğu bir 'herkesin herkesle savaşı' durumu kaçınılmazdır. Bu karmaşadan kurtulmak ve can güvenliğini sağlamak için insanlar, sınırsız özgürlüklerini tek bir otoriteye devretmeyi kabul ederler. Bu otorite, yani devlet, toplumsal düzeni sağlamak ve çatışmayı önlemek için gerekli olan tek güçtür.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi Hobbes'un siyaset felsefesine uygun değildir?

A
Devlet, bireylerin güvenliğini sağlamak için kurulmuştur.
B
Doğa durumunda mutlak bir özgürlük, mutlak bir çatışmayı doğurur.
C
İnsanlar, haklarını bir sözleşme ile devlete devrederler.
D
Devlet, bireylerin doğal haklarını korumak için sınırlanmalıdır.
E
Toplumsal düzenin sağlanması için merkezi bir otorite şarttır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır