YKS Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

YKS Felsefe: 17. Yüzyıl Felsefesi & Descartes ve Rasyonalizm (10 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM standartlarında, analitik düşünme ve kavramsal muhakeme odaklı 2027 YKS hazırlık denemesi.

📝 10 Soru ⏱️ 15 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 10 Soru Cevaplandı
Soru 1 17. Yüzyıl Felsefesi
Spinoza, geometrik yöntemi felsefesine uyarlayarak, tıpkı aksiyomlardan türetilen teoremler gibi, zihnin kendi içsel işleyişiyle mutlak ve değişmez hakikate ulaşabileceğini savunur. Ona göre duyusal veriler yanıltıcıdır; gerçeklik, ancak zihnin matematiksel bir kesinlikle işlediği mantıksal çıkarımlarla kavranabilir.

Bu parçadan hareketle Spinoza'nın rasyonalist tutumunu aşağıdakilerden hangisi doğrudan destekler?

A
Bilginin kaynağını dışsal deneyimlerde aramak
B
Zihnin kendi yetileriyle nesnel bilgiye ulaşabileceğini kabul etmek
C
Duyusal algıların bilginin temel taşı olduğunu savunmak
D
Bilimsel bilginin ancak gözlemle doğrulanabileceğini öne sürmek
E
Öznelliğin hakikate ulaşmada tek yol olduğunu iddia etmek
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 Rönesans Felsefesi
Aydınlanma dönemi düşünürleri, başlangıçta sadece Antik Yunan metinlerini çevirip yorumlayarak dilbilimsel bir çalışma yürüten entelektüel hareketin, zamanla insanın evrendeki konumunu, özgürlüğünü ve toplumsal haklarını sorgulayan bir yaşam felsefesine evrildiğini gözlemlerler. Bu dönüşüm, artık sadece geçmişin tozlu sayfalarını değil, yaşayan insanın problemlerini merkeze alan bir yaklaşımı doğurmuştur.

Bu parçaya göre hümanizmin geçirdiği değişim aşağıdakilerden hangisidir?

B
Sadece Antik metinlere sadık kalması
C
Metin odaklılıktan insan yaşamı odaklılığa geçiş yapması
D
Bilimsel yöntemi felsefenin merkezine alması
E
Siyasi otoriteyi meşrulaştıran bir araca dönüşmesi
A
Teolojik tartışmalardan tamamen kopması
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 17. Yüzyıl Felsefesi
Galileo, teleskopla yaptığı gözlemler sonucunda Jüpiter'in uydularını keşfettiğinde, bu durum gökyüzünün değişmez ve mükemmel olduğu inancını sarsmıştır. Kilise otoriteleri, bu keşfin kutsal metinlerin yorumlanış biçimiyle çeliştiğini öne sürerek gözlemleri reddetmiş ve Galileo'yu fikirlerini geri almaya zorlamıştır.

Galileo'nun yaşadığı bu çatışmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

D
Teknolojik araçların güvenilir bulunmaması
E
Yeni keşiflerin ekonomik kaygı yaratması
B
Gözlem yönteminin yetersiz kalması
C
Bilim insanlarının dini otoriteleri reddetmesi
A
Bilimsel verilerin dogmatik kabullerle çelişmesi
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 17. Yüzyıl Siyaset Felsefesi
Doğa durumunda insanlar, sınırsız bir özgürlüğe sahiptir ancak bu özgürlük, herkesin herkese karşı şiddet uygulayabildiği bir kaos ortamını doğurur. İnsanlar, kendi yaşamlarını güvence altına almak ve sürekli korkudan kurtulmak için, doğal haklarının bir kısmını ortak bir otoriteye devrederek toplumsal düzeni kurarlar.

Bu görüşleri savunan bir filozofun, devletin varlık nedenini aşağıdakilerden hangisiyle açıklaması beklenir?

C
Güvenlik ihtiyacı ve düzen arayışıyla
B
Ekonomik refahı artırma zorunluluğuyla
E
Sınıflar arası çatışmaları bitirme isteğiyle
D
Tanrısal bir iradenin yeryüzünde temsil edilmesiyle
A
İnsanın doğuştan toplumsal bir varlık olmasıyla
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 17. Yüzyıl Felsefesi
Bacon'a göre zihin, doğayı anlamaya çalışırken bazı önyargıların (putların) etkisinde kalır. Bilimsel ilerleme, bu önyargılardan arınmış bir zihinle, doğadaki tekil olayların sistematik bir şekilde gözlemlenmesi ve bu gözlemlerden genel yasalara (tümevarım) ulaşılmasıyla mümkündür.

Bacon'ın 'tekil olaylar' ifadesiyle kastettiği aşağıdakilerden hangisidir?

A
Zihinsel kurgular
D
Mantıksal çıkarımlar
E
Geçmişin otoriter bilgileri
B
Duyusal olarak gözlemlenebilen somut olgular
C
Tanrısal ilkeler
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 18. Yüzyıl Felsefesi
Leibniz'e göre evren, birbirine indirgenemeyen, kendi başına var olan sonsuz sayıda tözden (monad) oluşur. Her monad, tüm evreni kendi bakış açısından yansıtan bir aynadır ve diğerlerinden bağımsızdır.

I. Monadlar birbirini etkilemez.

II. Her monad evrenin bir parçasıdır.

III. Monadlar birleşerek maddeyi oluşturur.

Verilen bilgilere göre, Leibniz'in felsefesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A
I
E
II ve III
D
I ve II
C
III
B
II
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 17. Yüzyıl Felsefesi
Descartes, her şeyden şüphe ederek başladığı süreçte, şüphe etme eyleminin kendisinin bile bir düşünme gerektirdiğini fark eder. Şüphe etmek, bir düşünme biçimidir ve düşünen bir varlığın olması zorunludur. Bu, onun felsefesinin sarsılmaz temelidir.

Descartes'ın bu yöntemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylendiğinde yanlış olur?

B
Düşünme eylemini varlığın kanıtı saymıştır.
C
Kesin bilgiye ulaşmak için radikal bir yöntem izlemiştir.
D
Düşüncenin varlıktan bağımsız olduğunu savunmuştur.
E
Özne merkezli bir bilgi anlayışı geliştirmiştir.
A
Şüpheyi bir amaç değil, araç olarak kullanmıştır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 Aydınlanma Felsefesi
Kant, Aydınlanmayı 'insanın kendi aklını başkasının rehberliğine ihtiyaç duymadan kullanma cesareti' olarak tanımlar. Bu süreçte bilim, yerleşik dogmaları sorgulayarak ilerlerken; felsefe, bu sorgulamanın sınırlarını ve insan haklarını temellendirir.

Bu parçadan hareketle felsefe ve bilim için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A
Otoriteyi meşrulaştıran araçlardır.
C
Akılcı ve sorgulayıcı bir tutumu gerektirirler.
B
Dogmatik kabulleri güçlendirirler.
E
Toplumsal düzeni korumakla yükümlüdürler.
D
Sadece fiziksel dünyayı açıklamaya çalışırlar.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 17. Yüzyıl Felsefesi
Spinoza'ya göre Tanrı, evrenin dışında duran bir yaratıcı değil, evrenin kendisidir (Deus sive Natura). Doğa yasaları, Tanrı'nın zorunlu işleyişidir. Dolayısıyla evrenin işleyişini anlamak, Tanrı'yı anlamaktır.

Bu görüşten hareketle Spinoza'nın Tanrı anlayışı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A
Tanrı, evrenin dışında aşkın bir varlıktır.
B
Tanrı ve evren özdeştir.
C
Tanrı evrene müdahale eden bir kişiliktir.
D
Evren, Tanrı'nın yarattığı ayrı bir maddedir.
E
Tanrı bilinemez ve kavranamaz bir gizemdir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 10 17. Yüzyıl Felsefesi
Locke'a göre insan zihni doğuştan hiçbir bilgiyle donatılmamıştır. Zihin, üzerine deneyimlerin yazıldığı boş bir levha gibidir. Bilgi, ancak duyu organları aracılığıyla dış dünyadan gelen verilerin işlenmesiyle oluşur.

Bu parçadan hareketle Locke'un bilgi anlayışı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

C
Bilgi, deneyimlerin ürünüdür.
B
Bilginin tek kaynağı rasyonel çıkarımlardır.
D
Zihin, bilgiyi aktif olarak inşa eder.
E
Duyular, bilginin kaynağı olamaz.
A
Bilgi, akılda doğuştan var olan kavramlardır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır