Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.
✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 9 Soru Cevaplandı
Soru 120. Yüzyıl Felsefesi
Geleneksel epistemolojik modeller bilginin nesnelliğine, evrenselliğine ve değişmez hakikatlere dayandığını ileri sürer. Buna karşılık çağdaş postmodern yaklaşım, bilginin üretildiği tarihsel, kültürel ve dilsel şartlardan bağımsız olamayacağını savunur. Hiçbir açıklama modeli mutlak ya da nihai bir kesinlik taşımaz; her iddia içinde doğduğu bağlamın ürünüdür. Dolayısıyla evrene dair ortaya konan kuramlar mutlak doğruluktan ziyade durumsal geçerlilik taşır.
Bu parçadan hareketle postmodern düşünce için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A
Bilgide kesinlik ve değişmezliğin mümkün olduğunu kabul eder.
B
Doğruluğun bağlama göre şekillendiğini ve değişken olduğunu savunur.
C
Bilimsel ilkelerin deney yoluyla mutlaklaştırıldığını savunur.
D
Hakikatin yalnızca akıl yürütme yoluyla elde edileceğini belirtir.
E
Dış dünyanın bilgisine hiçbir biçimde ulaşılamayacağını iddia eder.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Postmodern düşünce, bilginin mutlak ve evrensel olmadığını; üretildiği şartlara, dile ve tarihsel bağlama göre değiştiğini öne sürer.
Metinde bilginin 'tarihsel, kültürel ve dilsel şartlardan bağımsız olamayacağı' ve 'durumsal geçerlilik taşıdığı' vurgulanmıştır.
Bu yaklaşım, doğruluk iddiasının bağlamsal ve değişken olduğunu gösterir.
Dolayısıyla B seçeneği metnin ana fikriyle birebir örtüşür.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Geleneksel pozitivist/rasyonalist anlayışla karıştırma]Paragrafın ilk cümlesindeki geleneksel görüşü postmodernizmin görüşü zannetme.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki 'bağlamsal şartlar' ve 'durumsal geçerlilik' ifadelerinden doğru çıkarım yapılmıştır.
C Seçeneği:[Pozitivist bilim anlayışı çeldiricisi]Bilimin deneyle ispatlanması fikrini genel doğru kabul etme.
D Seçeneği:[Rasyonalizm tanımı]Aklın rolünü mutlaklaştıran klasik felsefi kabule gitme.
E Seçeneği:[Radikal septisizm/nihilizm tuzağı]Kesin bilginin yokluğunu bilginin imkânsızlığı olarak yorumlama.
Soru 220. Yüzyıl Felsefesi
Viyana Çevresi düşünürlerine göre felsefe, metafizik sistemler kuran ve aşkın dünyaları açıklayan bir disiplin olmaktan çıkarılmalıdır. Felsefenin yegâne meşru işlevi, bilimin kullandığı önermeleri mantıksal açıdan açıklığa kavuşturmak, dildeki anlamsız ifadeleri ayıklamak ve olgusal karşılığı olan kuramların yapıtaşlarını aydınlatmaktır. Deney ve gözlemle doğrulanamayan hiçbir kurgu felsefenin meşru konusu kabul edilemez.
Buna göre Viyana Çevresi'nin felsefe anlayışında aşağıdakilerden hangisi felsefenin amaçları arasında yer alamaz?
A
Bilimsel önermelerin dilsel ve mantıksal analizini gerçekleştirmek
Bilimsel kuramların temel kavramlarını netleştirmek
D
Dildeki mantıksal karmaşaları ve anlamsızlıkları gidermek
E
Olgulara dayanan iddiaları mantıksal süzgeçten geçirmek
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Mantıkçı pozitivistler (Viyana Çevresi), metafizik ve aşkın konuların olgusal karşılığı olmadığı için anlamsız olduğunu ve felsefenin bunlarla uğraşmaması gerektiğini savunurlar.
Mantıkçı pozitivizmin temel amacı metafiziği felsefeden dışlamaktır.
Metinde 'Deney ve gözlemle doğrulanamayan hiçbir kurgu felsefenin meşru konusu kabul edilemez' denmektedir.
Olgusal temeli olmayan metafizik problemleri ele almak felsefenin bir görevi olamaz.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Metinle doğrudan örtüşen öncülü gözden kaçırma]Dilsel çözümlemenin felsefenin görevi olduğunu ayırt edememe.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metafiziğin felsefenin dışına itildiğini doğru kavramıştır.
C Seçeneği:[Temel görev ifadesini çeldirici sanma]Kavram netleştirmenin bilimsel olduğunu düşünüp felsefeye ait olmadığını sanma.
D Seçeneği:[Dil analizi ilkesini göz ardı etme]Felsefenin dille ilişkisini ikincil görme.
E Seçeneği:[Olgusal denetim ilkesi]Olgusal mantık ilişkisini yanlış anlama.
Soru 320. Yüzyıl Felsefesi
Sartre'a göre insan, önceden belirlenmiş sabit bir tabiat veya öz ile dünyaya gelmez. O, önce var olur; ardından aldığı kararlar, yaptığı eylemler ve yüklendiği sorumluluklarla kendi özünü bizzat inşa eder. Kişinin geleceğini belirleyen aşkın bir kader ya da toplumsal zorunluluk değil, bizzat kendi iradi seçimleridir. İnsan özgürlüğe mahkûmdur ve ne ise o olmayı kendisi seçer.
Bu parçadan hareketle Sartre'ın felsefi yaklaşımına uygun olan yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A
İnsan davranışları değişmez toplumsal koşulların kaçınılmaz bir sonucudur.
B
Birey kendi değerlerini ve kimliğini bağımsız seçimleriyle var eder.
C
Evrendeki nedensellik zinciri insan iradesini tümüyle etkisiz kılar.
D
Ahlaki eylemin yegâne amacı bireysel haz ve acıdan kaçınmadır.
E
Toplumsal fayda, bireysel tercihlerden daima üstün tutulmalıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Sartre'ın varoluşçuluğuna göre 'varoluş özden önce gelir'; insan kendi özünü ve değerlerini özgür seçimleriyle kendisi belirler.
Parçada insanın önceden belirlenmiş bir özü olmadığı belirtilmiştir.
İnsanın 'yaptığı eylemlerle kendi özünü inşa ettiği' ve 'kendi iradi seçimleriyle kendini belirlediği' ifade edilmiştir.
Bu durum, bireyin kimliğini ve değerlerini kendi özgür tercihleriyle oluşturduğu anlamına gelir (B şıkkı).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Sosyolojik determinizm yanılgısı]Toplumun insan üzerindeki etkisini mutlak kabul etme.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Metindeki 'kendi özünü inşa eder' vurgusunu doğru analiz etmiştir.
C Seçeneği:[Katı determinizm tuzağı]Doğa yasalarının iradeyi yok ettiği düşüncesine kapılma.
D Seçeneği:[Hedonizm çeldiricisi]Özgür eylemi bencilce haz arayışıyla karıştırma.
E Seçeneği:[Faydacılık (Utilitarizm) çeldiricisi]Ahlaki doğruluğu toplum yararı ile bağdaştırma.
Soru 420. Yüzyıl Felsefesi
Bergson felsefesinde ahlak iki farklı kaynakta temellenir. İlki, bireyi ait olduğu klan ya da toplumun törelerine ve yasalarına sımsıkı bağlayan, uyulmadığında dışlama ve yaptırım uygulayan geleneksel ve statik yapıdır. Bu sistemde kurallar ezbere uygulanır, kalıplaşmıştır ve sınırları bellidir. İkincisi ise hiçbir sınır tanımayan, tüm insanlığı içine alan, yaratıcı, dinamik ve ruhu özgürleştiren bir sevgiden doğar.
Bu parçada sözü edilen ilk tür ahlaki yapı (kapalı ahlak) ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
Bireyi toplumsal normlara ve baskılara tabi kılar.
B
Tüm insanlığı kucaklayan evrensel ve kapsayıcı ilkeler barındırır.
C
Kalıplaşmış alışkanlıklar ve gelenekler yoluyla sürdürülür.
D
Toplumun kendi düzenini koruma ve sürdürme ihtiyacından doğar.
E
Bireysel eylemlere yönelik katı kural ve yasaklar içerir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Tüm insanlığı kapsayan evrensel ve özgürleştirici ahlak 'açık ahlak'tır. Kapalı ahlak ise yalnızca belirli bir topluluğu bağlayan, sınırlı ve kuralcı bir ahlaktır.
Parçada ilk tür ahlak (kapalı ahlak) 'toplumun törelerine bağlayan, statik, kalıplaşmış' olarak tanımlanmıştır.
Tüm insanlığı içine alan, dinamik ve özgürleştirici olan ise ikinci tür (açık ahlak) yapıdır.
Dolayısıyla 'tüm insanlığı kucaklayan evrensel ilkeler' kapalı ahlaka değil, açık ahlaka aittir (B söylenemez).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Metinle uyuşan ifadeyi yanlış anlama]Kapalı ahlakın baskıcı doğasını görmezden gelme.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Evrenselliğin açık ahlaka ait olduğunu doğru tespit etmiştir.
C Seçeneği:[Metindeki açık tanım]Gelenek ve kalıpların kapalı ahlakta olduğunu fark edememe.
D Seçeneği:[Toplumsal köken ilkesi]Toplumun kendini koruma refleksini gözden kaçırma.
E Seçeneği:[Kuralcılık unsuru]Yasakların kapalı ahlakın unsuru olduğunu kavrayamama.
Soru 520. Yüzyıl Felsefesi
Thomas Kuhn'a göre bilim, birbiri ardına tuğlalar eklenerek yükselen kesintisiz ve doğrusal bir birikim süreci değildir. Bilim tarihi; belirli bir dönemin bilim insanları topluluğunun benimsediği ortak inanç ve yöntemler bütünü olan paradigmaların hâkimiyeti ve ardından yaşanan bunalımlar sonucu gerçekleşen devrimsel kopuşlarla doludur. Eski paradigma yıkıldığında, yerini dünyaya bütünüyle farklı bakan yeni bir paradigma alır.
Kuhn'un bu yaklaşımı, bilimin aşağıdaki özelliklerinden hangisini reddettiğini gösterir?
A
Doğrusal ve kümülatif (birikimsel) olarak ilerlediği iddiasını
B
Bilim insanları topluluğunun psikolojik tutumlarından etkilendiğini
C
Dönemler arasında bakış açısı farklılıkları (paradigmalar) bulunduğunu
Bilimsel kabullerin tarihsel süreçte dönüşüm geçirdiğini
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Kuhn, bilimin klasik pozitivist anlayıştaki gibi düz bir çizgide, kesintisiz ve birikerek (kümülatif) ilerlediği fikrini reddeder; devrimsel sıçramalarla ilerlediğini savunur.
Metinde bilimin 'kesintisiz ve doğrusal bir birikim süreci olmadığı' açıkça belirtilmiştir.
Kuhn bilimde 'devrimsel kopuşlar' ve 'paradigma değişimleri' olduğunu savunur.
Dolayısıyla bilimin doğrusal/kümülatif ilerlediği kabulünü reddeder (A seçeneği).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Doğru seçenek]Kümülatif ilerleme eleştirisini doğru kavramıştır.
B Seçeneği:[Kuhn'un savunduğu fikri reddettiği fikir sanma]Bilim insanı topluluğu kavramının Kuhn'a ait olduğunu görememe.
C Seçeneği:[Paradigma kavramını reddedilen fikir sanma]Kuhn'un paradigma kavramını savunduğunu unutma.
D Seçeneği:[Kriz kavramının olumlu rolü]Kriz anlarını Kuhn'un teorisinin dışı olarak değerlendirme.
E Seçeneği:[Tarihsel dönüşüm ilkesi]Tarihsel dönüşümü reddettiğini varsayma.
Soru 620. Yüzyıl Felsefesi
Bergson, varlığı 'madde' ve 'yaşam (süre)' olarak iki temel alana ayırır. Ona göre akıl; donmuş, durağan ve parçalara ayrılabilir olan katı maddeyi kavramada son derece başarılıdır ve pratik hayatı düzenleyen bilimin aracıdır. Ancak yaşam, sürekli bir oluş ve dinamik bir akıştır; parçalanamaz ve dondurulamaz. Akıl bu akışı dondurup analiz etmeye kalktığında hayatın canlı dokusunu yok eder.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A
Varlığın ve yaşamın dinamik özü salt akıl yürütmeyle tam olarak anlaşılamaz.
B
Bilimsel yöntemler hem maddeyi hem de hayatın akışını eksiksiz açıklar.
C
Akıl, yaşamın akışkan yapısını kavramada sezgiden daha üstün bir yetidir.
D
Madde dünyası ile yaşam dünyası aynı yapısal özelliklere sahiptir.
E
Düşüncenin tek ve mutlak hareket noktası mekanik doğa yasalarıdır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Bergson'a göre akıl katı maddeyi inceler ama yaşamın kesintisiz akışını (süreyi) kavramada yetersiz kalır; yaşam ancak sezgiyle kavranabilir.
Parçada aklın durağan madde için geçerli olduğu, ancak yaşamın sürekli bir oluş/akış olduğu ifade edilmiştir.
Aklın bu akışı parçalayarak kavrayamayacağı ve canlı dokuyu yok edeceği vurgulanmıştır.
Buradan 'yaşamın dinamik özünün salt akılla anlaşılamayacağı' yargısına ulaşılır (A seçeneği).
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Doğru seçenek]Aklın yaşamı kavramadaki yetersizliğini doğru kavramıştır.
B Seçeneği:[Pozitivist genelleme]Bilimin her şeyi açıklayabileceği önyargısına kapılma.
C Seçeneği:[Aklı sezginin üstüne koyma yanılgısı]Geleneksel rasyonalizm ile Bergson'u karıştırma.
D Seçeneği:[Madde ve yaşamı özdeşleştirme]Metindeki ikili ayrımı fark edememe.
E Seçeneği:[Mekanizm/Materyalizm çeldiricisi]Doğa yasalarını evrenin tek temeli sanma.
Soru 720. Yüzyıl Felsefesi
Varoluşçu felsefeye göre iyi ya da kötü gibi değerler gökyüzünde hazır bekleyen ezeli ve ebedi hakikatler değildir. Birey, seçimleri ve eylemleriyle değerleri sıfırdan kendisi yaratır. Hiçbir dış kural, gelenek, din veya otorite bireyin seçimlerine önceden sınır çizemez; kişi sınırsız bir özgürlüğün getirdiği tam bir sorumluluk içindedir.
Bu parçadan yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A
Ahlaki değerler kişisel tercihlerle belirlenen öznel kabullerdir.
B
Tüm insanlar için geçerli mutlak ve evrensel bir ahlak yasası yoktur.
Kişi neyin değerli olduğuna kendi iradesi doğrultusunda karar verir.
E
Birey eylemlerinin ve tercihlerinin sorumluluğunu bizzat üstlenir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: CÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Varoluşçulukta eylemler dışsal koşullarla veya otoritelerle meşrulaştırılamaz; insan tamamen özgürdür ve eylemlerinin tek kaynağı kendi iradesidir.
Varoluşçuluk dışsal koşulların veya otoritelerin bireyi belirlemesini reddeder.
C seçeneğinde eylemlerin 'dışsal koşulların dayatmasıyla meşrulaştığı' ileri sürülmektedir ki bu varoluşçuluğun özgürlük anlayışına tamamen terstir.
Diğer seçenekler (A, B, D, E) varoluşçu ahlakın temel ilkeleridir.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Öznellik ilkesi]Varoluşçuluğun değerleri bireye bıraktığını gözden kaçırma.
B Seçeneği:[Evrensel ahlakın reddi]Evrensel ahlak yasasının varoluşçulukta olmadığını fark edememe.
C Seçeneği:[Doğru seçenek]Dışsal dayatmanın varoluşçulukla çeliştiğini doğru belirlemiştir.
D Seçeneği:[Bireysel irade ilkesi]İradenin değer belirleme gücünü yanlış anlama.
E Seçeneği:[Sorumluluk ilkesi]Özgürlüğün sorumluluk getirdiğini unutma.
Soru 820. Yüzyıl Felsefesi
Husserl'e göre nesnelerin gündelik algıda bize görünen duyusal özellikleri (renk, biçim, ağırlık vb.) ya da onlar hakkındaki ön kabullerimiz, nesnenin gerçek varlığını perdeleyen rastlantısal unsurlardır. İnsan bilinci, bu geçici nitelikleri ve peşin hükümleri ayıklayıp 'paranteze aldığında', nesneyi o nesne yapan saf 'öz'e (fenomene) doğrudan sezgisel bir yönelimle ulaşır.
Bu parçadan hareketle Husserl'in fenomenolojik yaklaşımına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
Nesnelerin özüne, duyusal kabuller paranteze alınarak bilinç yoluyla ulaşılır.
C
Varlık sürekli bir değişim ve diyalektik çatışma içinde var olur.
D
Dış dünyanın bilgisi hiçbir şekilde bilinemez ve kuşku duyulmalıdır.
E
Hakikate ulaşmanın tek yolu pozitif bilimlerin laboratuvar yöntemleridir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: BÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Husserl'in fenomenolojisinde amaç; duyusal verileri, ön yargıları ve rastlantısal özellikleri paranteze alarak bilincin nesnenin saf özüne yönelmesini sağlamaktır.
Metinde duyusal özelliklerin ve ön kabullerin paranteze alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu ayıklama sonucunda bilincin nesnenin saf 'öz'üne ulaştığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla B seçeneğindeki ifade parçanın ana fikrini doğrudan açıklar.
🧠 ÖSYM Bilişsel Çeldirici Teşhisleri:
A Seçeneği:[Materyalizm tanımı]Varlığı maddeyle eşitleyen yaygın yanılgıya düşme.
B Seçeneği:[Doğru seçenek]Paranteze alma ve öze ulaşma kavramlarını doğru eşleştirmiştir.
C Seçeneği:[Diyalektik felsefe (Herakleitos/Hegel/Marx) çeldiricisi]Diyalektik süreci fenomenolojiyle karıştırma.
D Seçeneği:[Septisizm tuzağı]Paranteze almayı bilginin imkânsızlığı gibi yorumlama.
E Seçeneği:[Pozitivizm çeldiricisi]Bilimsel yöntemi felsefi yöntemin yerine koyma.
Soru 920. Yüzyıl Felsefesi
Bergson'a göre gerçeklik, bir sinema filminin kareleri gibi durağan fotoğrafların ardışık dizilmesi değildir; kesintisiz, bölünemez ve süregiden bir akıştır (süre). Ancak insan aklı doğası gereği geometrik ve analizcidir; hareket halindeki akışı durağan kesitlere bölerek, anları dondurarak anlamaya çalışır. Akıl, akışın yalnızca dışsal ve uzamsal bir fotoğrafını çekebilir.
Bu parçaya göre Bergson felsefesinde aklın hayatın hakiki bilgisine ulaşamamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A
Varlığı kesintisiz ve dinamik akışı içinde kavrayamayıp onu parçalara bölmesi
B
Duyulardan gelen verileri hiçbir akıl yürütmeye tabi tutmadan reddetmesi
C
Varlıktaki değişimi ve dönüşümü her boyutuyla eksiksiz yansıtması
D
Maddi ve somut olgularla ilgilenmeyi bütünüyle terk etmesi
E
Bilimsel düşüncenin pratik ve teknik gereksinimlerine yanıt verememesi
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
✓ Doğru Cevap: AÖSYM Çözüm Standardı & Kazanım Gerekçesi
Bergson'a göre akıl doğası gereği analitiktir; varlığı dondurarak ve parçalayarak inceler, bu yüzden hayatın dinamik ve kesintisiz akışını (süreyi) kavrayamaz.
2027 YKS Felsefe dersi "Felsefi Akımlar ve Filozoflar" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.
2027 YKS Felsefe dersi "Varlık Felsefesi (Ontoloji)" konularını kapsayan, 1 soruluk ÖSYM formatında çeldirici analizli, adım adım çözümlü ve Google SEO uyumlu online deneme sınavı. Doğru/yanlış net analizi ve sınav taktikleriyle kendinizi test edin.