TYT Felsefe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

TYT Felsefe: 20. Yüzyıl Felsefesi & Postmodernizm ve Bilgi Anlayışı (9 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

2027 YKS standartlarında 20. yüzyıl felsefesinin temel akımlarını (Postmodernizm, Mantıkçı Pozitivizm, Varoluşçuluk, Sezgicilik, Fenomenoloji vb.) ölçen özgün deneme testi.

📝 9 Soru ⏱️ 12 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 9 Soru Cevaplandı
Soru 1 20. Yüzyıl Felsefesi
Geleneksel epistemolojik modeller bilginin nesnelliğine, evrenselliğine ve değişmez hakikatlere dayandığını ileri sürer. Buna karşılık çağdaş postmodern yaklaşım, bilginin üretildiği tarihsel, kültürel ve dilsel şartlardan bağımsız olamayacağını savunur. Hiçbir açıklama modeli mutlak ya da nihai bir kesinlik taşımaz; her iddia içinde doğduğu bağlamın ürünüdür. Dolayısıyla evrene dair ortaya konan kuramlar mutlak doğruluktan ziyade durumsal geçerlilik taşır.

Bu parçadan hareketle postmodern düşünce için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

C
Bilimsel ilkelerin deney yoluyla mutlaklaştırıldığını savunur.
B
Doğruluğun bağlama göre şekillendiğini ve değişken olduğunu savunur.
E
Dış dünyanın bilgisine hiçbir biçimde ulaşılamayacağını iddia eder.
D
Hakikatin yalnızca akıl yürütme yoluyla elde edileceğini belirtir.
A
Bilgide kesinlik ve değişmezliğin mümkün olduğunu kabul eder.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 20. Yüzyıl Felsefesi
Viyana Çevresi düşünürlerine göre felsefe, metafizik sistemler kuran ve aşkın dünyaları açıklayan bir disiplin olmaktan çıkarılmalıdır. Felsefenin yegâne meşru işlevi, bilimin kullandığı önermeleri mantıksal açıdan açıklığa kavuşturmak, dildeki anlamsız ifadeleri ayıklamak ve olgusal karşılığı olan kuramların yapıtaşlarını aydınlatmaktır. Deney ve gözlemle doğrulanamayan hiçbir kurgu felsefenin meşru konusu kabul edilemez.

Buna göre Viyana Çevresi'nin felsefe anlayışında aşağıdakilerden hangisi felsefenin amaçları arasında yer alamaz?

C
Bilimsel kuramların temel kavramlarını netleştirmek
B
Olgusal temeli bulunmayan metafizik problemleri açıklamak
D
Dildeki mantıksal karmaşaları ve anlamsızlıkları gidermek
E
Olgulara dayanan iddiaları mantıksal süzgeçten geçirmek
A
Bilimsel önermelerin dilsel ve mantıksal analizini gerçekleştirmek
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 20. Yüzyıl Felsefesi
Sartre'a göre insan, önceden belirlenmiş sabit bir tabiat veya öz ile dünyaya gelmez. O, önce var olur; ardından aldığı kararlar, yaptığı eylemler ve yüklendiği sorumluluklarla kendi özünü bizzat inşa eder. Kişinin geleceğini belirleyen aşkın bir kader ya da toplumsal zorunluluk değil, bizzat kendi iradi seçimleridir. İnsan özgürlüğe mahkûmdur ve ne ise o olmayı kendisi seçer.

Bu parçadan hareketle Sartre'ın felsefi yaklaşımına uygun olan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

C
Evrendeki nedensellik zinciri insan iradesini tümüyle etkisiz kılar.
A
İnsan davranışları değişmez toplumsal koşulların kaçınılmaz bir sonucudur.
D
Ahlaki eylemin yegâne amacı bireysel haz ve acıdan kaçınmadır.
E
Toplumsal fayda, bireysel tercihlerden daima üstün tutulmalıdır.
B
Birey kendi değerlerini ve kimliğini bağımsız seçimleriyle var eder.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 20. Yüzyıl Felsefesi
Bergson felsefesinde ahlak iki farklı kaynakta temellenir. İlki, bireyi ait olduğu klan ya da toplumun törelerine ve yasalarına sımsıkı bağlayan, uyulmadığında dışlama ve yaptırım uygulayan geleneksel ve statik yapıdır. Bu sistemde kurallar ezbere uygulanır, kalıplaşmıştır ve sınırları bellidir. İkincisi ise hiçbir sınır tanımayan, tüm insanlığı içine alan, yaratıcı, dinamik ve ruhu özgürleştiren bir sevgiden doğar.

Bu parçada sözü edilen ilk tür ahlaki yapı (kapalı ahlak) ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Bireyi toplumsal normlara ve baskılara tabi kılar.
D
Toplumun kendi düzenini koruma ve sürdürme ihtiyacından doğar.
E
Bireysel eylemlere yönelik katı kural ve yasaklar içerir.
B
Tüm insanlığı kucaklayan evrensel ve kapsayıcı ilkeler barındırır.
C
Kalıplaşmış alışkanlıklar ve gelenekler yoluyla sürdürülür.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 20. Yüzyıl Felsefesi
Thomas Kuhn'a göre bilim, birbiri ardına tuğlalar eklenerek yükselen kesintisiz ve doğrusal bir birikim süreci değildir. Bilim tarihi; belirli bir dönemin bilim insanları topluluğunun benimsediği ortak inanç ve yöntemler bütünü olan paradigmaların hâkimiyeti ve ardından yaşanan bunalımlar sonucu gerçekleşen devrimsel kopuşlarla doludur. Eski paradigma yıkıldığında, yerini dünyaya bütünüyle farklı bakan yeni bir paradigma alır.

Kuhn'un bu yaklaşımı, bilimin aşağıdaki özelliklerinden hangisini reddettiğini gösterir?

C
Dönemler arasında bakış açısı farklılıkları (paradigmalar) bulunduğunu
D
Kuramların kriz anlarında değişime uğrayabileceğini
E
Bilimsel kabullerin tarihsel süreçte dönüşüm geçirdiğini
B
Bilim insanları topluluğunun psikolojik tutumlarından etkilendiğini
A
Doğrusal ve kümülatif (birikimsel) olarak ilerlediği iddiasını
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 20. Yüzyıl Felsefesi
Bergson, varlığı 'madde' ve 'yaşam (süre)' olarak iki temel alana ayırır. Ona göre akıl; donmuş, durağan ve parçalara ayrılabilir olan katı maddeyi kavramada son derece başarılıdır ve pratik hayatı düzenleyen bilimin aracıdır. Ancak yaşam, sürekli bir oluş ve dinamik bir akıştır; parçalanamaz ve dondurulamaz. Akıl bu akışı dondurup analiz etmeye kalktığında hayatın canlı dokusunu yok eder.

Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

C
Akıl, yaşamın akışkan yapısını kavramada sezgiden daha üstün bir yetidir.
A
Varlığın ve yaşamın dinamik özü salt akıl yürütmeyle tam olarak anlaşılamaz.
D
Madde dünyası ile yaşam dünyası aynı yapısal özelliklere sahiptir.
E
Düşüncenin tek ve mutlak hareket noktası mekanik doğa yasalarıdır.
B
Bilimsel yöntemler hem maddeyi hem de hayatın akışını eksiksiz açıklar.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 20. Yüzyıl Felsefesi
Varoluşçu felsefeye göre iyi ya da kötü gibi değerler gökyüzünde hazır bekleyen ezeli ve ebedi hakikatler değildir. Birey, seçimleri ve eylemleriyle değerleri sıfırdan kendisi yaratır. Hiçbir dış kural, gelenek, din veya otorite bireyin seçimlerine önceden sınır çizemez; kişi sınırsız bir özgürlüğün getirdiği tam bir sorumluluk içindedir.

Bu parçadan yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

E
Birey eylemlerinin ve tercihlerinin sorumluluğunu bizzat üstlenir.
D
Kişi neyin değerli olduğuna kendi iradesi doğrultusunda karar verir.
B
Tüm insanlar için geçerli mutlak ve evrensel bir ahlak yasası yoktur.
A
Ahlaki değerler kişisel tercihlerle belirlenen öznel kabullerdir.
C
Eylemlerin ahlaki doğruluğu dışsal koşulların dayatmasıyla meşrulaşır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 20. Yüzyıl Felsefesi
Husserl'e göre nesnelerin gündelik algıda bize görünen duyusal özellikleri (renk, biçim, ağırlık vb.) ya da onlar hakkındaki ön kabullerimiz, nesnenin gerçek varlığını perdeleyen rastlantısal unsurlardır. İnsan bilinci, bu geçici nitelikleri ve peşin hükümleri ayıklayıp 'paranteze aldığında', nesneyi o nesne yapan saf 'öz'e (fenomene) doğrudan sezgisel bir yönelimle ulaşır.

Bu parçadan hareketle Husserl'in fenomenolojik yaklaşımına ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

C
Varlık sürekli bir değişim ve diyalektik çatışma içinde var olur.
A
Varlık duyularla algılanan somut maddeden ibarettir.
E
Hakikate ulaşmanın tek yolu pozitif bilimlerin laboratuvar yöntemleridir.
D
Dış dünyanın bilgisi hiçbir şekilde bilinemez ve kuşku duyulmalıdır.
B
Nesnelerin özüne, duyusal kabuller paranteze alınarak bilinç yoluyla ulaşılır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 20. Yüzyıl Felsefesi
Bergson'a göre gerçeklik, bir sinema filminin kareleri gibi durağan fotoğrafların ardışık dizilmesi değildir; kesintisiz, bölünemez ve süregiden bir akıştır (süre). Ancak insan aklı doğası gereği geometrik ve analizcidir; hareket halindeki akışı durağan kesitlere bölerek, anları dondurarak anlamaya çalışır. Akıl, akışın yalnızca dışsal ve uzamsal bir fotoğrafını çekebilir.

Bu parçaya göre Bergson felsefesinde aklın hayatın hakiki bilgisine ulaşamamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

B
Duyulardan gelen verileri hiçbir akıl yürütmeye tabi tutmadan reddetmesi
D
Maddi ve somut olgularla ilgilenmeyi bütünüyle terk etmesi
E
Bilimsel düşüncenin pratik ve teknik gereksinimlerine yanıt verememesi
A
Varlığı kesintisiz ve dinamik akışı içinde kavrayamayıp onu parçalara bölmesi
C
Varlıktaki değişimi ve dönüşümü her boyutuyla eksiksiz yansıtması
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır