TYT Türkçe ⚡ Canlı Süre Tutmalı & İnteraktif

TYT Türkçe: Anlatım Biçimleri & Düşünce Yazıları (18 Soruluk Çözümlü Çıkmış Formatında Test)

ÖSYM'nin 2027 müfredatına uygun, analitik düşünmeyi ölçen, anlatım teknikleri ve paragraf yapısı odaklı özgün deneme sınavı.

📝 18 Soru ⏱️ 30 Dakika 🎯 ÖSYM Sınav Formatı 🧠 Çeldirici & Bilişsel Teşhisli 📊 Anında Karne & Net Hesabı
⚡ Web Uygulamasında Aç

Soru Havuzu ve Doğrudan Çözüm Modu

Soruları doğrudan bu sayfada çözebilir, her sorunun yanındaki butondan çözümünü inceleyebilir veya testi tamamlayıp karnenizi alabilirsiniz.

✓ Sayfa İçi Canlı Çözüm & Çeldirici Analizi
0 / 18 Soru Cevaplandı
Soru 1 Anlatım Biçimleri
Eleştiri; bir sanat eserini, bir düşünceyi veya bir durumu derinlemesine çözümleme, onun niteliklerini ortaya koyma çabasıdır. Bir eleştirmen, eserin sadece dış kabuğunu değil, damarlarındaki kanı da görmek zorundadır. Eleştirmen, eseri bir laboratuvar ortamındaki deney malzemesi gibi incelemeli; eserin ruhuna sinmiş olan gizli kodları çözümlemelidir. Eleştiri okuru, hazır bir yargıya konmayı beklemez; o, eleştirmenin rehberliğinde eserin dehlizlerinde kendi yolculuğunu yapmaya hazırdır. Eleştirmen, esere bir 'ayna' tutar; ancak bu ayna, eseri olduğu gibi yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda eserin eksiklerini ve fazlalıklarını da görünür kılar.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

E
Tanık göstermeye başvurulmuştur.
D
Deyim kullanılmıştır.
B
Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
A
Benzetmeden yararlanılmıştır.
C
Tanımlamaya başvurulmuştur.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 2 Anlatım Biçimleri
Eski bavulunu kenara itti. Yorgun adımlarla pencereye yöneldi. Dışarıda gri bir gökyüzü, şehrin üzerine bir örtü gibi serilmişti. Selin, kendi sessizliğinin içinde boğulduğunu hissediyordu. Bu sessizlik, sadece bir ses yokluğu değil, kalabalıklar içindeki bir kayboluştu. Sanki ruhu, bedeninden ayrılmış da boş bir odada kendine yer arıyordu. İçindeki bu boşluk, kışın dondurucu soğuğunda yapayalnız kalan bir ağacın çıplaklığı gibiydi. Selin, bu durumun geçici olduğunu bilse de, o anın ağırlığı altında eziliyordu. Belki de yeniden başlamak için önce bu boşluğu doldurması gerekiyordu.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

C
Karşıtlık ilişkisi vardır.
B
Öykülemeye başvurulmuştur.
E
Kişileştirme söz konusudur.
D
Hâkim bakış açısıyla ele alınmıştır.
A
Benzetmeden yararlanılmıştır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 3 Düşünceyi Geliştirme Yolları
Orhan Veli'nin şiirleri, gündelik hayatın sıradanlığını bir kristal berraklığıyla sunar. O, büyük laflar etmez; aksine, büyük lafların altındaki boşluğu gösterir. Metin, okurun zihninde bir kıvılcım çakmalı, onu harekete geçirmelidir. Roland Barthes'ın 'Yazarın Ölümü' kuramında belirttiği gibi, metin yazarın tekelinden çıkıp okurun yorumuyla yeniden doğar. Yani, şiir okurla buluştuğu an, yazarın niyetinden bağımsızlaşır ve yeni bir yaşam kazanır. Bu, edebiyatın en büyüleyici, en özgürleştirici yanıdır.

Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?

C
Karşılaştırmadan
B
Tartışmadan
E
Benzetmeden
D
Sayısal verilerden
A
Örneklemeden
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 4 Anlatım Biçimleri
Yenilenebilir enerji kaynakları arasında güneş enerjisi, %35'lik payla dünya genelinde lider konumdadır. Bu alanda Çin, 2026 sonu itibarıyla 450 gigawattlık kurulu gücüyle ilk sırada yer almaktadır. Ülkemiz ise, güneş enerjisi potansiyeli açısından Avrupa'da 3. sırada yer alarak büyük bir ivme yakalamıştır. Konya ve Şanlıurfa gibi illerimiz, güneşlenme sürelerinin uzunluğu ile bu sektörün kalbi niteliğindedir. Bu şehirler, adeta ülkemizin güneş tarlaları olarak enerji bağımsızlığımıza katkı sağlamaktadır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A
Örnekleme - tanık gösterme
B
Sayısal veriler - örnekleme
E
Karşılaştırma - benzetme
D
Tartışma - sayısal veriler
C
Açıklama - betimleme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 5 Anlatım Biçimleri
Tren perona yavaşça girdi. Metalin metale sürtünme sesi, istasyonun sessizliğini böldü. Yolcular, sanki bir yere yetişemeyecekmiş gibi ağır adımlarla vagona biniyordu. Adam, elindeki eski çantayı sıkıca kavradı. Yılların yorgunluğu yüzündeki çizgilerde okunuyordu. Rayların üzerinde dans eden toz bulutları, yaklaşan fırtınanın habercisiydi. Zaman, burada sanki durmuştu; herkes kendi hüznünün esiriydi.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

C
Abartma
A
Yinelemeler
B
III. kişili anlatım
D
Niteleyici sözcükler
E
Öyküleme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 6 Düşünceyi Geliştirme Yolları
Resim, sadece boyaların tuval üzerindeki dansı değildir; o, ressamın ruhunun dışa vurumudur. Ressam, renkleri birer nota gibi kullanır ve tuvalde bir senfoni oluşturur. Sanat eleştirmeni Ahmet Hamdi Tanpınar, 'Sanat, hakikatin en saf halidir' derken tam da bu derinliği işaret eder. Ressamın fırçası, bazen bir kılıç gibi keskin, bazen bir tüy kadar yumuşaktır. Bu sanatın, izleyicide uyandırdığı duygu, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir noktadadır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?

A
Tanık gösterme
B
Öyküleme
D
Alıntı yapma
E
Sayısal verilerden yararlanma
C
Somutlaştırma
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 7 Anlatım Biçimleri
Cam, silisyumun yüksek ısıda eritilmesiyle elde edilen amorf bir maddedir. Genellikle şeffaftır ancak içine katılan metal oksitlerle renklendirilebilir. Camın işlenmesi, binlerce yıllık bir zanaattır. Üfleme tekniği, camın şekil almasındaki en temel yöntemlerden biridir. Günümüzde cam, sadece bir mutfak eşyası değil, mimarinin de vazgeçilmez bir parçasıdır. Dayanıklılığı, onu diğer malzemelerden ayıran en önemli özelliktir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?

C
Karşılaştırma
A
Tartışma
E
Benzetme
D
Betimleme
B
Örnekleme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 8 Anlatım Biçimleri
Deneme, yazarın kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuktur. Bir denemeci, dış dünyayı gözlemler ancak onu kendi süzgecinden geçirerek yeniden inşa eder. Deneme, bir sonuca varmaktan ziyade, okuru düşünmeye sevk etmeyi amaçlar. Denemede konu sınırlaması yoktur; her şey, bir denemenin konusu olabilir. Yazar, okurla sohbet edercesine bir dil kullanır. Bu dil, samimi ve akıcıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

C
Açıklamaya
A
Tanımlamaya
E
Tartışmaya
D
Benzetmeye
B
Betimlemeye
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 9 Anlatım Biçimleri
Kapıyı uzun boylu, genç bir adam açtı. Gözlerinde yorgun ama kararlı bir ifade vardı. Üzerinde eski, gri bir ceket, içinde ise bembeyaz bir gömlek vardı. Evin içi, kitaplarla dolu raflarla çevriliydi. Adam, nazikçe içeri buyur etti. Masanın üzerinde duran fincan, hala tütüyordu. Adamın elleri, titreyerek çayı uzattı.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

D
İkileme
E
Kişileştirme
B
Öyküleme
A
Betimleme
C
Benzetme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 10 Düşünceyi Geliştirme Yolları
Sanat, insanın duygularını estetik bir formda dışa vurmasıdır. Sanat eserleri; resim, heykel, müzik gibi farklı dallarda karşımıza çıkar. En yaygın olanları; resim ve müziktir. Bazıları, diğerlerine göre daha evrensel bir dile sahiptir. Özellikle müzik, sınırları aşan bir güce sahiptir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

C
Tanımlama
B
Örnekleme
E
Açıklama
D
Benzetme
A
Karşılaştırma
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 11 Anlatım Biçimleri
'Hüzün' sözcüğüne ilk, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Huzur'unda rastlamıştım. Hüzün; İstanbul'un boğazında, sonbahar yapraklarının döküldüğü o ıssız parklarda yaşayan bir duygu. Boğaz köprüsünden sonra, hüzün bir şehir efsanesi oldu. İnsanların gözlerinde, o bitmek bilmeyen bekleyişte, hüznü görürdüm. Hüznü, çocukluğumda, o eski evlerin tozlu raflarında arardım. İstanbul'un bir parçası olan o duygu, içimdeki yalnızlığın simgesiydi. Şu yaşlara geldim, o hüznün gölgesi belleğimden silinmedi.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

C
Açıklamadan yararlanılmıştır.
A
Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
D
Niteleyici sözcüklere yer verilmiştir.
E
Birinci kişi anlatıcı kullanılmıştır.
B
Kişisel izlenimlere yer verilmiştir.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 12 Düşünceyi Geliştirme Yolları
Yazı, düşüncenin kalıcı hale getirilmesidir. Konuşma ise, anlık bir etkileşimdir. Yazı, kurallara bağlıdır; konuşma ise daha özgürdür. Yazıda, ses tonu ve mimik bulunmaz; bu eksiklik, kelimelerin gücüyle kapatılmaya çalışılır. Bu bakımdan, yazı daha disiplinli bir çaba gerektirir. Her iki iletişim biçimi de, insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğar.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarının hangisinden yararlanılmıştır?

B
Açıklama - örnekleme
E
Açıklama - tanımlama
D
Tartışma - tanımlama
A
Tanımlama - karşılaştırma
C
Karşılaştırma - tanık gösterme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 13 Düşünceyi Geliştirme Yolları
Sinema sanatının başlangıcından bu yana, kitleleri hedeflese bile, sinemanın özü bireyde saklıdır. Chaplin'in 'Şehir Işıkları'nı hatırlayalım; onca kalabalık arasında unutulmayan, o yalnız adamdır. Chaplin, o yalnız adamın çaresizliğini, umudunu, aşkını anlatır. İnsan, sinemada kendini bulur. Ötesi, devasa prodüksiyonlar, görsel şölenler, sadece süstür.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?

C
Tanımlama
B
Tanık gösterme
D
Alıntı yapma
E
Benzetme
A
Örnekleme
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 14 Anlatım Biçimleri
'Deniz', geceleri üzerine mehtabın vurduğu gümüş bir tepsi gibi parlar çocukluk belleğimde. Bir teknenin üstünde uyuklayan babamın kucağına sığınmışım. Gökyüzünde yıldız yoktu. Karanlığın aydınlığa dönüşme sancıları çektiği sabah serinliğinde korkuyor, gözlerimi yukarıdan bir yılan gibi kıvrılan sahil şeridinin sessizliğinden kaçırıyorum. Teknenin tahtaları gıcırdadıkça keskin bir ses yayılıyor; evrende başka ses yok, ışık da yok! Sağ yanımız, dorukları bulutlara değen dağlar, sol yanımız uçurum! Ege kıyılarından çıkıp Akdeniz'e dökülen, yazın kuruyan dere; kim bilir kaç milyon yıldır, bu derin sessizlikte akıyor.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

E
Niteleyici sözcüklere yer verilmiştir.
D
Öznel tanımlama yapılmıştır.
B
Devrik cümleye yer verilmiştir.
A
Kanıları değiştirme amaçlanmıştır.
C
Betimlemeye başvurulmuştur.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 15 Anlatım Biçimleri
Sultanahmet Meydanı, şehrin tarih kokan kalbidir. Meydanın girişini ve çevresini görebiliyoruz ancak. Etrafı tarihi yapılarla çevrili. Meydan, adını da bu camiden alıyor olmalı. Meydanın bir yanı boyunca tramvay hattı geçip gidiyor. Meydanın hemen yanı başındaki Ayasofya, muhteşem! İçine girmedik. Geç kalmışız. Hâlbuki daha saat on. Rivayete göre, Fatih Sultan Mehmet, buranın güzelliğine hayran kalmış. Yerebatan Sarnıcı; İstanbul'un en gizemli, en büyüleyici yerlerinden biri. Tarihî bir doku içinde, şehrin tam altında muazzam bir yapı.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A
Neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.
D
Benzetme yapılmıştır.
E
Sade, anlaşılır bir dil tercih edilmiştir.
B
Tahminde bulunulmuştur.
C
Kişisel duygular yansıtılmıştır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 16 Anlatım Biçimleri
Ülkemizdeki en güzel göllerin bulunduğu bölge Doğu Anadolu'dur. Bir göl şehri olan Van'da, Van Gölü bulunmaktadır. Van Gölü; 3.713 kilometrekarelik yüzölçümü, sodalı suyu ve 200 yıllık tarihiyle çok güzel bir doğa oluşumudur. Muradiye Şelalesi ise yüksek olmamasına rağmen oldukça geniş bir şelaledir. Muradiye Şelalesi'nin etrafı da ağaçlarla süslenerek güzel bir mesire alanı hâline getirilmiştir.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

D
Açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır.
E
Nesnel ifadelere yer verilmiştir.
B
Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
A
Bir bilgilendirme yazısıdır.
C
Benzetmelerden yararlanılmıştır.
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 17 Anlatım Biçimleri
Dağ, orman ve göl... Tatil denince aklımıza ilk gelen muhteşem üçlü bütün kış bizi çağırır durur. Bilgisayarlarımızın ekranında, gazete ve dergilerdeki görsellerde, sokaklardaki afişlerde ve tatil planı sohbetlerinde sürekli aklımızdadırlar aslında. Zaman geçer ve nihayet yaz gelip çatar. Güneş yüzünü gösterir, yapraklar altın gibi parıldamaya başlar ve göl olanca güzelliğiyle arzıendam eder. Kendimizi kış boyunca hayalini kurduğumuz yaylalarda buluveririz. Amacımız; çoğunlukla soğuk mevsimin üzerimizde bıraktığı havayı atmak, ormanın huzurunu ve sonrasında gölün verdiği ferahlığı hissetmektir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

E
Betimleyici ögeler
D
Abartma
B
Sessel yineleme
A
Devrik cümle
C
Öznellik
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
Soru 18 Anlatım Biçimleri
Çocukken bir eski kütüphanede ışığı yanan bir masaya rastlandığı için seviyordum okumayı. Zifiri karanlıkta, bir kitaba dokununca parmaklarımızı okşayan derin bir sessizlik yankılanırdı. Büyür, gider bir sayfanın hışırtısını alır, bir kalemin sesini kanatlandırır, bilinmeyen bir yazarın fısıltısıyla çoğalırdı. Sonra kendi büyüklüğünden korkmuş gibi başka seslere kulak kesilirdi. Her sayfadan, satırdan, kelimeden ayrı bir çıtırtı; her taraftan birbirinden farklı hayal sesleri gelirken ve adımını nereye atacağını, neye basacağını bilmezken üstelik karnın aç, yorgun, uykusuz ve üşümüşken bildiğiniz bir kitabın ışığını görmekti okumak.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

B
Yinelemelere yer verme
E
Nitelendirmelere başvurma
D
Gerekçe bildirme
A
Görsel ve işitsel ögelerden yararlanma
C
Yansız, nesnel bir söyleme dayanma
Seçeneğe tıklayarak işaretleyebilirsiniz
4 Yanlış 1 Doğruyu Götürür Kuralı Uygulanır